Mehmet Salih Duman

Gündeme biraz geç kalsamda şu soruyu sormak istiyorum, herkesin babası bu kadar iyiyse kim bu erkek egemen zihniyeti?
Mehmet Salih Duman isimli okura yanıt verildi
Mehmet Salih Duman
tû ça dıbéji bıla ısa bé... lı em disaji bıbejın jın,jiyan,azadi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gündeme biraz geç kalsamda şu soruyu sormak istiyorum, herkesin babası bu kadar iyiyse kim bu erkek egemen zihniyeti?
Mehmet Salih Duman
Xwéda bızanbé év feqiré belengaz çı zané..
Evet, biliyorum, milyonlardan ve yüz milyonlardan yalnızca biriyim ben. Her sabah işe giderken evlerinden çıkan insanları görüyorum, uykularını alamamış, neşesiz, renksiz ve ruhsuz yüzlerle işe gidiyorlar; istemedikleri, sevmedikleri, hiç ilgi duymadıkları işlerine gidiyorlar hepsi de ve bu insanlar akşamları kurşun gibi ağırlaşmış bakışlarla, ayaklarına kara sular inmiş bir halde tramvaylara binip yeniden evlerine dönüyorlar; hepsi de sevmedikleri anlamsız bir işten ya da ne olduğunu anlamadıkları anlamlı bir şeyden yorgun ve bitkin düşmüşler. Ancak onların hiçbiri yaşamın anlamsızlığının böylesine korkunç olduğunu bilmiyor ve bunu benim gibi hissetmiyor içinde. Onlar için ilerlemek demek, ayda on şilin daha fazla kazanmak ya da başka bir unvana, başka bir köpek markasına sahip olmak demektir; onlar akşamları toplantılara gidiyorlar ve orada kapitalist dünyanın batmasının yakın olduğu, sosyalist düşüncenin iktidara gelip dünyayı ele geçireceği, bunun yalnızca on yıl ya da yirmi yıl sonra gerçekleşeceği ve işte o zaman kapitalistlerin başlarına nelerin geleceği konusunda anlatılan öyküleri dinliyorlar. Ancak benim sabrım kalmadı, ben bekleyemem, ne on yıl ne de yirmi yıl.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Mehmet Salih Duman isimli okura yanıt verildi
Mehmet Salih Duman
O zama tebrik ediyor iyi sahurlar diliyoruz Zweig beye :)
Evet, biliyorum, milyonlardan ve yüz milyonlardan yalnızca biriyim ben. Her sabah işe giderken evlerinden çıkan insanları görüyorum, uykularını alamamış, neşesiz, renksiz ve ruhsuz yüzlerle işe gidiyorlar; istemedikleri, sevmedikleri, hiç ilgi duymadıkları işlerine gidiyorlar hepsi de ve bu insanlar akşamları kurşun gibi ağırlaşmış bakışlarla, ayaklarına kara sular inmiş bir halde tramvaylara binip yeniden evlerine dönüyorlar; hepsi de sevmedikleri anlamsız bir işten ya da ne olduğunu anlamadıkları anlamlı bir şeyden yorgun ve bitkin düşmüşler. Ancak onların hiçbiri yaşamın anlamsızlığının böylesine korkunç olduğunu bilmiyor ve bunu benim gibi hissetmiyor içinde. Onlar için ilerlemek demek, ayda on şilin daha fazla kazanmak ya da başka bir unvana, başka bir köpek markasına sahip olmak demektir; onlar akşamları toplantılara gidiyorlar ve orada kapitalist dünyanın batmasının yakın olduğu, sosyalist düşüncenin iktidara gelip dünyayı ele geçireceği, bunun yalnızca on yıl ya da yirmi yıl sonra gerçekleşeceği ve işte o zaman kapitalistlerin başlarına nelerin geleceği konusunda anlatılan öyküleri dinliyorlar. Ancak benim sabrım kalmadı, ben bekleyemem, ne on yıl ne de yirmi yıl.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Mehmet Salih Duman
Sayın Zweig, Bağcılar-Kabatas tramvayına binmiş hissiyle yazmış sanki :) duygulara tercüman..