Yeryüzünden bize hayır yok!
İçinde gökkuşağı barındıran bir gökyüzü ısmarla.
İyisimi her rengine bin anlam yükleyip yaşayalım.
Ama şimdi ısmarlamalısın..
Çünkü şimdinin şimdisi, yarının şimdisinden daha kıymetli.
'Şimdi'yi idrak edersek, umrunda olan gereksiz her şey her geçen gün daha da azalıyor.
Üzerine ölü toprağı serilmiş tüm güzel düşünceleri tekrar canlandırmak için şimdinin şimdisi, yarının şimdisinden iyidir.
İçinde bir yerlerde iyileşmeyen her şeyi silmek için şimdinin şimdisi, yarının şimdisinden iyidir.
Hayatın 2. turu yok o yüzden yaşanılası ne varsa yaşamak için şimdinin şimdisi, yarının şimdisinden iyidir.
Yeterince büyük bir nedenle her türlü nasılı yenebilirsiniz. Alman filozof ve şair Friedrich Nietzsche şöyle yazmıştı: “Uğruna yaşayacak bir nedeni olan kişi neredeyse bütün nasıllara dayanabilir.”
Ancak mutluluk geçicidir çünkü her zaman yeni bir arzu çıkagelir. Caed Budris'in dediği gibi, “Mutluluk bir arzunun tatmin edilmesi ile yeni arzunun oluşması arasındaki boşluktur.”
Kendini bulman için kaybolman gerekir. Ayni şekilde elindekileri bulman için de onları kaybetmen gerekiyor. Tabi bulmak, hiç bir zaman kaybetmek kadar kolay olmadı.
Evvel zamanlı, kalbur samanlı yıllardan beri insanoğlunun anlam arayışı sürüyor.
Görünen o ki;
İnsanoğlu son nefesini verene kadar da bu anlam arayışı hep devam edecek.
Kaç doğru bir yanlışı götürür bilinmez amma hâlâ tek yanlış çok doğruyu götürüyor buralarda. Olmuşluklarda boğuluyor insanoğlu... Ben artık oldum dediği anda yitiriyor benliğini. Daha olgunlaşmadan dalından koparılıyor iyi niyetler
Her yerde içten pazarlıklı samimiyetler
Ve daha nice tutarsızlıklar...
Sanırım insanoğlu ne ise, o olmayı reddeden tek varlık.
İçinde birden fazla kişilik bulunduran, bu kişilikler içinde sıkışıp kalan aciz bir varlık. Olduğu kişiyi, olmak istediği kişiye tercih ederken, toplumun olmasını istediği kişiye kurban eder kendini.
Bugün okuduğum en güzel cümle:
“ Her can sıkıntısının arkasında ya yapmayı ertelediğin bir iş ya da yaşamayı ertelediğin bir duygu vardır.”
Ruh ve beden, vaktinde alamadığı her şey için alacaklı gibi insanın kapısına dayanır.