Sen soru sordukça, sana cevap verilmek üzere yeni sofralar kurulmaya başlar. Örneğin, komşunun evinden gelen gürültülere kulak verip, "Nasıl bu kadar çok ses yaparlar? İnsan eşine böyle davranır mı? Bu kadar da içilir mi?" diye sorular sorduğunu düşünelim. İşte o andan itibaren seyirden çıkıp sorduğun soruların cevaplanacağı yeni bir sofra kurulur. Çünkü senin sözlerin ve isteklerin o kadar önemlidir ki, sorduğun sorular bile cevaplanmak üzere sana kendi hayatında gösterilir. Samimiyetle ve gerçekten öğrenme niyetiyle sorulan sorularla yarattığın kader sana keyif verebilirken; şikayet, yargılama ve eleştiri dolu sorularında, pek de hoşlanmayacağın cevaplarla karşılaşabilirsin.
Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda değil cihat etmek, kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?