Üslûb- u Beyan, Ayniyle İnsandır!!!
Üç prenses annesi
Ben bu dünyadan yalnızca geçiyorum sizin gibi kalıcı değilim…
An vivere tanti est?
open.spotify.com/track/3dyjALPqr...
İnsan, akan zaman içinde yaşadığı algısı içindedir. Oysaki "an" içinde yaşamaktadır. Pek çoğumuz bunu dikkate almaz ve zaman içinde (geçmişi ya da geleceği) hayal ederek yaşar. Oysaki asıl olan "an'dır. Her insanın kendi gerçekliğinden söz edilebilir. Bu bireysellik kâinatla sürekli etkileşim halinde olan bir bireyselliktir.
An'ın hakkını verdiğiniz ölçüde tüm zamansal noktalar dengeye kavuşur. Bir nevi kelebek etkisi diyebileceğimiz bütüne dair dengeleme ve onarım süreci yaşanır. Bireysel düşündüğümüz kavramlar bile tümel akıl tarafından bütüne mal edilir.
Toplu yapılan dualar buna en güzel örneklerdendir. Yerden kaldırdığınız bir taş parçası bile evrenin tüm yapı taşları üzerinde etkilidir. Ne bir yanlışı, ne de yapılan ufak bir iyiliği bu kapsamda küçümsememek gerekiyor.
Yazı yazılmış, kalem kurumuştur. Hayat sadece seyir halinden ibarettir. Bize kalan anı yaşamak ve değerlendirmektir. Anın hakkını verebildiğimiz ölçüde geçmiş ve gelecek şekillenecektir.
An’da ki değerlendirmeler geleceği etkilediği gibi geçmişi de etkiler. Gelecekteki değerlendirmeler de AN'ı belirler. Bu etkileşim de çift yönlüdür. Yani; AN mı geçmiş ve geleceği belirler, yoksa geçmiş ve gelecek mi AN'ı belirler diye sorduğumuzda her ikisi de doğrudur. Üstelik hangisinin ilk etken olarak, harekete geçiren unsur olduğundan da bahsedilemez. Çünkü zamandaki öncelik ve sonralık kavramı da görecelidir.