Peyami Safa’nın yazdığı son roman olan Yalnızız, birçok açıdan Safa’nın diğer romanlarından farklılık arz etmektedir ve edebi yönüyle romanları arasında en kalitelilerden biri sayılmaktadır. Peyami Safa’nın romanları genel olarak insanın iç dünyasını inceler. Doğu-Batı, ruh-madde, idealizm-materyalizm gibi toplumsal ikilemlerin insan ruhuna tezahürünü ve etkilerini romanlarında ustalıkla anlatan Safa, bu romanında da aynı konular üzerinde farklı yöntemlerle durmuştur. Bu bağlamdan hareketle roman, toplumsal değişimlerin ve yabancılaşmanın insanı kendine ve çevresine yabancılaştırması neticesinde yalnızlaştığı mesajını vermektedir. Ancak bu romanda toplumsal olandan ruhani olana doğru bir anlatımdan ziyade insanın iç dünyasında yaşadıklarından hareketle çevresini anlamlandırmaya yönelik bir yöntem tercih edildiği göze çarpmaktadır. Roman kimi zaman üçüncü şahıs tarafından anlatılırken kimi zaman da romandaki bazı karakterlerin ağzından anlatılmış, bilinç akışı tekniği ustalıkla kullanılmıştır.
Roman, baskıcı bir anne olan Mefharet’in kızı Selmin’de yarattığı olumsuz tesirler neticesinde kızının annesinden intikam almak istercesine kurduğu sinsi planlar ve yalanlar silsilesi ile başlar. Romanın başında yaşanan olaylar ve Mefharet’in aşırı şüpheci davranışları, değişen toplum ve aile yapısının vahametini gözler önüne serer. Mefharet’in kardeşi Besim’le olan diyalogları da bunu daha da somutlaştırır. Besim karakteri, Peyami Safa’nın diğer romanlarında da birçok özelliğiyle kendini göstermiştir. Mesela Sözde Kızlar’daki Behiç ile birçok benzerliklere sahiptir. Ancak bu roman teknik açıdan da çok kuvvetli olduğundan kötüler tamamıyla kötü, iyiler de tümüyle iyi değildir. Besim bir yönüyle hedonizmi ve nihilizmi temsil etmektedir. Romanda felsefi kavramları, filozofları,