Memet Usta, kırk yıldır şekercilik yaptığını, çoluk çocuğunun geçimini bu yoldan sağladığını sçyledi ve ekledi: "Kırk yıldır fakir fukara ve devlet de hakkını alırlar." Memet Usta, fakir fukaraya yardım ederim; devlete de vergimi veririm demedi, "hakkını alırlar " dedi. İşte bu anlayış, bu kelime ve bu kullanış biçimi, bizim bütün bir medeniyetimizi saçından tırnağına kadar ifade edebilecek bir simge kudretinde göründü bana.
Biz insanların karşısına mana aleminde ne çıkarılmışsa onun lisan içerisinde hangi yeri işgal ettiğine akıl erdirinceye kadar neyin hakikaten mevcudiyet kazandığından haberimiz olmaz.
Tarih şuuru kararsız denge tecrübelerine ömür biçmeye yarar. Şuurun şiire olan borcu göze görünmese de geçim derdi ile ahlak endişesi arasındaki münasebet gözden saklanamaz.