Merve Şahin

Merve Şahin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·528 syf.·
21 günde okudu
·
2024 4. kitabı
İskender Pala
8.7/10 · 12,3bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Çağdaş insanın hayatını dolduran ne varsa, bundan beş bin yl evvel Sümerler onun doğumuna şahitlik ettiler Zara. Öğretmen veya bilim adamı, tarihçi veya şair, ressam veya felsefeci, hukukçu veya yönetici, siyasetçi yahut mimar, hey- keltıraş veya muhasebeci, tamirci veya marangoz, herkes ilk meslektaşını Sümer'de görebilir." "Oysa biz bütün bunların ilk örneklerinin hep Batı'da ortaya çıktığını öğrendik. İcatlar ansiklopedisi... "Sanayi devriminden sonra Batı dünyası, geçmişte yapılmış her güzel şeyi kendi atalarına bağlama gibi bir hastalığa kapıldı maalesef. Kültür tarihçileri arasında Sümer diye bir medeniyetin varlığını ortaya çıkarmaktan bugün pişmanlık duyanlar bile vardır zannederim. Oysa yüz sene kadar evvel Osmanlı topraklarma bilim adamlarıyla, arkeologlarıyla, askerleriyle saldırırken niyetleri alnızca insanlığın kökenini aramaktı. Batılı atalarını bulacaklarını düşünüyorlardı ama karşılarına bambaşka bir Doğulu adam çıktı. Ve baktılar ki buldukları her şey kendilerini değil, Doğuluları işaret ediyor, Doğu birdenbire barbar ilan ediliverdi. "Kimliksizleştirme çağının başlangıcı desene!" Yok sayma çağı, belki de. Oysa dikkatli bakanlar, bugün bir Ezop masalıda, bir Süleyman meselinde, bir Öklit teoreminde, bir Atina senatosunda, bir Roma hukukunda, bir Nasa gözlemevinde, bir kraliyet armasının deseninde, paranın şeklinde, ölçünün ve tartının derecelerinde hep Sümer'in, Babil'in, Asur'un, Akat'ın, kısaca Doğu'nun derin izleri ve öncülüğü olduğunu kolayca göreceklerdir, beş bin yl, on bin yıl evvel..' "Güneş doğudan yükselir, diyenlere katıldın, farkında mısın?
Tarih
"Galiba Batı'nın pili bitiyor!" Öyle ya, Batı denilen algı, bütün medeniyet diskurları, kurumları ve kavramlarıyla, tıpkı Amerika veya Avrupa Birliği gibi zirveden aşağıya doğru hızla yuvarlanmanın eşiğine gelmişti ve şimdi Mezopotamya üzerinden tükenişi geciktirmek adına çırpınıyor, ipliği pazara çıkmış ideolojilerin yeni sürümleriyle barış adına insanlığa silah çekiyordu.Hakikatte barışı ne kendisi, ne de dostları istiyorlardı. Onlar yalnızca güvenlik ve asayiş yanlısı görünüp birilerini hırpalayacak, dövecek ve dövündürecek sebepler imal ediyorlar, bu sebeplerden maddi, manevi nimet devşiriyorlardı, işte o kadar.
Batılı dostlarımıza göre Ortadoğu'da yüz kişiyi toplasan Batı'da bir kişinin değeri kadar bile etmez. Yaşamışlar, yahut ölmüşler,kimin umurunda..
Bugün şu bölgelerde savaşarak kanlarını toprağa akıtanlar, evet Ortadoğuludur; lakin birbirine karşı kullandıkları silahların ve mermilerin hiçbiri Ortadoğu'da üretilmemiştir. O hâlde sormak lazımdır, bu savaşı çıkaranlar ve yönetenler gerçekten bölge insanı mıdır, yoksa Avrupa'nın her ülkesinden buralara gizli emellerle yollanmış ayrılıkçılar, tetikçiler yahut onlara gizli yollardan silah temin edenler, silah satanlar, bunun için gizli yardımlarda bulunanlar mıdır? Asıl katil silahı kullanan mıdır, silahı imal edip eline tutuşturan mi? Hz. İbrahim'in barış için, huzur için mücadele ettiği şu topraklarda şimdi onun torunları birbirini kırıyor. Coğrafyanın kaderi sanki. Yüce Baba ayak izlerini buralara bıraktığı zaman savaşın iki cephesi vardı; inananlarla inanmayanlar. Şimdiki savaşın tek cephesi var. Müslümanlar. Oysa bölgede can verenlerle can alanlar kadar, uzaktan onları yönetenler de İbrahim'in çocukları. Yazık şu insanlığın hâline!"
Tarih