Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşk, yerine göre yol olur yürünür, yerine göre iman olur uyulur. Bazen ateş olup yakar, bazen deniz olup boğar, Sultan olur ülke yönetir, şarap olur sarhoş eder. At olup koşar, kuş olup uçar. Hazine olur viran gönüllerde saklanır, kimya olur hakir toprakları altına dönüştürür. Sır olur saklanır, gonca olur açılır. Gül bahçesi olur kokusuyla aşıkları mest eder, güneş olur aşıklarının ümit meyvelerini olgunlaştırır.
Mum, çevresinde pervaneleri olduğu müddetçe aşka germiyet verir. Pervanesiz mum, kuru ışıktan gayri nedir ki? Işık güneşte de vardır, ayda da. Amma güneşin ışığı hakikî ateşten olduğu için çevresinde pervaneleri döner durur. Halbuki Ayın Işığı sahtedir, güneşten çalınmadır ve tabii bu yüzden ayın etrafında dönen hiçbir yıldız görülmemiştir. Çünkü aşk gerçeğedir, gölgeye değil. Gölgeye âşık olanın, hakikatinden haberi yok demektir. Gerçeğe aşık olan ise ışıktadır. Belki bu yüzden olsa gerek, mum, ayın yapamadığını yapar ve varlığı aşksız, ateşsiz, dönüşsüz bırakmamak için gecenin güneşi misali yanar. Ta ki seher olup güneş yeni bir aşkı, yeni bir ateşi ve yeni bir dönüşü getirsin.
İyi talihlilik ve İkbal meclisinde başı dönüp kendinden geçenin (mevki ve makam sevinciyle sarhoş olanın) hâli şu iki ihtimalden biridir :(işleri rast giderken) kadeh çeker neşelenir.;(işler tersine dönünce de vaktiyle çektiği kadehlerin) baş ağrısına yakalanır.
Bu sularda (bu hengâmede, bu zamanlarda) sevgiliye yaya yaklaşmak mümkün değildir. Ancak sen yine de başın darda sanıp her gemiyi ayrılığa yanaştırma (biraz ümitvar ol!)