Ah Mine'l-Aşk

8,4/10  (37 Oy) · 
227 okunma  · 
49 beğeni  · 
4.207 gösterim
Aşk, yerine göre yol olur yürünür, yerine göre iman olur uyulur. Bazen ateş olup yakar, bazen deniz olup boğar. Sultan olur ülke yönetir, şarap olur sarhoş eder. At olup koşar, kuş olup uçar. Hazine olur viran gönüllerde saklanır, kimya olur hakir toprakları altına dönüştürür. Sır olur saklanır, gonca olur açılır. Gül bahçesi olur kokusuyla aşıkları mest eder, güneş olur aşıklarının ümit meyvelerini olgunlaştırır.

Aşk olunca gönüller birleşir, aşk olunca kıyamet koparcasına hareketlilik olur. Aşk olunca şimşekler çakar, rahmetler yağar. Alemler kıyama kalkarsa aşktandır. Hastaların şifa bulması aşktandır. Aşk ile döner gökler, aşk ile durur kainat. Aşk, Mecnun'dan Leyla'ya bir feryat, Mansur'dan dara bir sır, gözden kalbe bir yoldur.

Velhasıl, klasik edebiyatımızda aşk her şeydir, her şey de aşktır. Bütün bu sayılanlar divan edebiyatına bir aşk edebiyatı dememiz için kafidir...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2006
  • Sayfa Sayısı:
    367
  • ISBN:
    9789758950140
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Deliler Cumhuriyeti 
20 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Günümüzde İhsan Oktay ANAR ile birlikte dili en zor olan iki yazardan biri olmakla birlikte, eserlerinin edebi tadı bir içim şu gibi diyebiliriz. Fikirsel olarak tam ters yapılarda olsak da, edebiyatının hazzina varmanın keyfi paha bicilemez.

Beyza 
25 Kas 2017 · Kitabı okudu · 30 günde · 6/10 puan

Bazı kitapları okumak zahmetlidir. Aynı cümleyi dönüp bir daha okumak gerekir. Okuyup düşünüp sindirmek.. Aslında anlatılan 'Divan Edebiyatı Tarihi' denebilir. Ama öyle anlaşılıyor ki divan edebiyatına dalıp çıkmak çaba istiyor. Okuyanlar da umarım sırılsıklam çıkmışlardır kitaptan.

Kitabı okuyacak sabırda olanlara ufacık bir not; her satırın altını çizmemeye çalışın. :)

ihtiyar 
25 Ağu 2015 · Kitabı okudu

Bu kitabı okumak veya anlamak kolay değil. İlk İskender Pala kitabınız bu olmamalı:)). Divan edebiyatında aşk anlatımı bu kitapta, dolayısyla divan edebiyatı burada...

Kitaptan 9 Alıntı

Beyza 
25 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Nerede olursa olsun, bir sözün ebedi olabilmesi için öncelikle edebi olması gerekir.

Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 13)Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 13)
ihtiyar 
09 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi

Ah mine 'l-aşkı ve halatihi (Ah, aşkın elinden ve onun hallerinden)
Ahraka kalbi bi-hararatihi (ateşiyle kalbimi yaktı yandırdı..)

Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Şeyh Galip)Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Şeyh Galip)

Aşk, yerine göre yol olunur yürünür, yerine göre iman olur uyulur. Bazen ateş olup yakar, bazen deniz olup boğar. Sultan olur ülke yönetir, şarap olur sarhoş eder. At olup koşar, kuş olup uçar. Hazine olur viran gönüllerde saklanır, kimya olur hakir toprakları altına dönüştürür. Sır olur saklanır, gonca olur açılır. Gül bahçesi olur kokusuyla âşıkları mest eder, güneş olur âşıklarının ümit meyvelerini olgunlaştırır." Iskender Pala/ Ah Mine'l Aşk

Ah Mine'l-Aşk, İskender PalaAh Mine'l-Aşk, İskender Pala
Beyza 
25 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Varlık aleminde yüz gösteren her söz, her renk, her ses ve her şekil, aslında bir gerçek olmaktan öte gerçek bir güzelliğin taklitleridir. Onun içindir ki ruhlarında daima gizli bir hüsn-i ta'lil özlemi çağıldar.

Hüsn-i ta'lil, vakıanın gerçek nedenini değiştirip ona düşünce bazında güzel bir sebep bulmaktır. Bu, bir vak'anın, hayali ve gerçek nedenden daha güzel bir nedenden oluyormuş gibi sunulmasıdır. Böylece muhatabın heyecanı arttırılır ve san'atın daha iyi algılanması; yahut daha derinde iz bırakması sağlanmış olur. İşte Osmanlı çağları için sözünü ettiğimiz san'at ve estetik felsefesi burada düğümlenir.

Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 87)Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 87)
Beyza 
25 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Erişir menzil-i maksuda aheste giden
Tiz-refdâr olanın payına dâmen dolaşır

Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Hatemî)Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Hatemî)
Beyza 
25 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Bütün bunlarda sanatın özünü oluşturan felsefe, görüneni ve bilineni, görünmeyen ve bilinmeyen ile izah etme düşüncesidir. Zaten var olanı basmakalıp biçimde ifade etmenin neresi sanat olabilir..

Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 87)Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 87)
Beyza 
26 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Işık güneşte de vardır, ayda da. Amma güneşin ışığı hakiki ateşten olduğu için çevresinde pervaneleri döner durur. Halbuki ayın ışığı sahtedir; güneşten çalınmadır ve tabi bu yüzden ayın etrafında dönen hiçbir yıldız görülmemiştir. Çünki aşk, gerçeğedir, gölgeye değil. Gölgeye aşık olanın hakikatinden haberi yok demektir.

Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 173)Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 173)
Fatih Türkmen 
 05 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Güllü dîbâ giydin amma korkarım azâr eder,
Nâzeninim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni
Nedim
(Ey nazlı yarim, üzerinde gül resimleri bulunan ipek elbise giydin ama, korkarım ki bu elbisedeki güllerin dikenlerinin gölgesi seni incitir)

Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 329)Ah Mine'l-Aşk, İskender Pala (Sayfa 329)