mustafa tamer akder

"BİLİMKURGU EDEBİYATTIR. İyi bilimkurgu iyi edebiyattır." Bu sözü hangi bilimkurgu yazarının söylediğini tam olarak hatırlayamıyorum; 1950'lerde, bilimkurgunun 13-18 yaş grubunun hafta sonu eğlencesi olmadığı bilinci bilimkurgu yazarlarının kafasında iyice yer etmeye başladığı sıralarda, bir bilimkurgu derlemesinin başında yer aldığını biliyorum yalnızca. "Bilimkurgu edebiyattır."
Reklam
İstanbul ve Türkiye'ye bakışı öylesine "içerden" ki Sidney Wade'in, adını vermeden, Brodsky'nin İstanbul üzerine yazdığı o yıkıcı, yıpratıcı denemeye öfkeyle yaklaşıyor ve şairin adını vermeden, hem eleştiriyor onu hem dalgasını geçiyor: "Bir edebiyat eleştirmeni uçtu İstanbul'a, bir zaman önce, ardında bazı edebi mülahazaların ki: Konstantinen dürüstlüğü, batı düşüncesinin zaferi. İkiyüzlü herif hiç binmedi Boğaz'ın sularında mekik dokuyan vapurlara; başı ağrıyordu, sanırım. Bir karabasan görmüştü..............."
National Zeitung Almanya, 11 Kasım 1938
Tek bir adamın ve emsalsiz enerjisinin yıkılmış Osmanlı Imparatorluğu' ndan yeni Türkiye'yi ortaya çıkarması ve eserini kayde değer bir güce kavuşturması, 20 yıl sonra bakıldığında mucize gibi görünmektedir. 
Sayfa 159·Kitabı okudu
National Zeitung Almanya, 11 Kasım 1938
Tek bir adamın ve emsalsiz enerjisinin yıkılmış Osmanlı Imparatorluğu' ndan yeni Türkiye'yi ortaya çıkarması ve eserini kayde değer bir güce kavuşturması, 20 yıl sonra bakıldığında mucize gibi görünmektedir. Düşman dört bir yandan yurda girmişti. İsmini bile hak etmeyen bir barış antlaşması Türk Yurdu'nun kalbini, Anadolu'yu parça parça etmişti. İmparatorluğun başkenti İstanbul'da yayınlanan gazetelerden büyük çoğunluğu ümitsizce işgal kuvvetlerine sığınıyor ve haberlerinde "İşgal kuvvetleriyle beraber yurdumuz medeniyete kavuşacaktır" gibi cümlelere yer veriyor, Türkiye'nin aynı Mısır gibi İngiliz himayesi altında gelişen bir ülke olacağı fikrini savunuyorlardı. Ortalık işgalcilere rezilce ve gurursuzca boyun eğen kişilerle dolmuştu. Buna karşılık hiçbir kurtuluş ümidi yoktu. Türk Halkı'nın bu kötüye gidişini sona erdirecek hiçbir kuvvet yok gibiydi. Bu zor günlerde sadece bir isim ortaya çıkacakt: Mustafa Kemal.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Washington Post 13 Kasım 1938
Türkiye'nin elde ettiği gelirleri İstanbul'daki yabancıların denetimine veren ve Türk kanunlarının yabancıları yargılamasını engelleyen "kapitülasyonlar" tamamen kaldırıldı. Bu değişimin arkasındaki güç, Çanakkale Boğazı'ndaki muharebeden sonra Mustafa Kemal Paşa adını alan adamdı.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Reklam