Mert TIBIK

Mert TIBIK
@mtibik
sahte sevgi
Galiba insanı en çok, hak etmeyene verdiği değer yoruyor. Birini kendinden fazla düşünüyorsun, kırılmasın diye susuyorsun, mutlu olsun diye kendi içini erteliyorsun… sonra bir gün bakıyorsun ki senin bu kadar kıymet verdiğin yerde, aslında çok kolay vazgeçilebiliyormuşsun. İşte insanın içini yakan da bu oluyor; sevgiyi emek sanırken, bazıları sadece alışkanlık gibi yaşıyor.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
His
Hz. Yakup’un, oğlu Yusuf’a duyduğu özlem yıllarca dinmedi. Herkes ona ‘unut’ derken o sadece sabretmeyi seçti. Kur’an’da anlatıldığı gibi, içindeki hasret gözlerine kadar vurdu ama yine de sevgisini inkâr etmedi. Bazı insanlar bunu çok iyi anlar… Çünkü insan gerçekten sevdiğinde, yokluk hemen alışılan bir şey olmuyor. Ben de anladım ki bazı ayrılıklar sessiz yaşanıyor. Dışarıdan güçlü görünsen bile, insanın içindeki eksiklik kimseye anlatılmıyor. Bir zamanlar saatlerce konuştuğun kişinin şimdi yabancı gibi olması, en çok da kalbini yoruyor. Çünkü sevgi bir anda bitiyor dense de, gerçekten seven tarafın içinde bir şeyler uzun süre susmuyor. Belki herkes yoluna devam ediyor, hayat değişiyor, insanlar değişiyor… ama bazı hisler kalpte iz bırakıyor. Ve insan bazen gece olunca sadece şunu düşünüyor: Bir zamanlar bu kadar değer verilen bir şey nasıl bu kadar kolay vazgeçilen bir şeye dönüşebildi?
Sevgi Bir Anda Biter mi ?
Bazı şeylerin maddi değeri yoktur aslında; kokusu vardır, hatırası vardır, hissettirdiği bir duygu vardır. İnsan bazen küçücük bir eşyaya bile bakınca saatlerce susabiliyor. Çünkü mesele ne olduğu değil, kimden geldiği oluyor. Bir zamanlar anlam yüklediğin şeyler, gün geliyor sadece sessizce canını acıtıyor. Garip olan da şu; geçmişte saatlerce konuştuğun, en ufak detayını bile önemsediğin insan bir gün sana tamamen yabancı olabiliyor. O kadar anı, o kadar emek, o kadar his… sanki hiç yaşanmamış gibi davranılıyor. Halbuki insan gerçekten severken küçük şeyleri bile büyütüyor gözünde. Birlikte biriktirilen her şeyin manevi bir ağırlığı oluyor. Şimdi dönüp bakınca anlıyorum; bazı insanlar hayatınızda iz bırakıyor ama o izi neden bıraktığını çok sonra anlıyorsunuz. Belki de bazı vedalar, insanın içindeki saf tarafı büyütmek için yaşanıyor. Ama yine de merak ediyorum… İnsan gerçekten sevdiği birinden bir anda soğuyabilir mi, yoksa bazı duygular zamanla mı susar?
SESSİZ KALANIN YORGUNLUĞU
Bazı insanlar hayatınıza çok güzel cümlelerle girer, sonra bir gün hiç tanımamış gibi gider. İşte insanı asıl yoran şey terk edilmek değil; bir zamanlar değer verdiği kişinin, artık içinden sevmek gelmediğini bu kadar kolay söyleyebilmesidir. Oysa insan sevdiğine bir anda yabancılaşmıyor… Bir yerde eksiliyor, bir yerde vazgeçiyor, bir yerde anlamamayı seçiyor. Ve bazen ne kadar kendini anlatsan da karşındaki seni dinlemek yerine gitmeyi tercih ediyor. Ben artık kimseye kendimi zorla anlatacak değilim. Çünkü anladım ki bazı insanlar seni kaybetmeden kıymet bilmiyor. İçinde fırtınalar koparken bile susuyorsun, sırf kırmamak için. Ama günün sonunda en çok sessiz kalan yoruluyor. Yine de kırgınlığımı kin yapmıyorum. Her şeyi Allah’a bırakıyorum. Çünkü bazı hesapları insanlar değil, zaman görüyor. Kur’an’da dediği gibi: ‘Belki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır.’ İnsan bazen bunu çok sonra anlıyor. Belki bazı vedalar can yakıyor ama insanı daha güçlü, daha gerçek biri hâline getiriyor. Yine de bir kalbi sebepsiz yere kırmanın yükü ağırdır… Çünkü unutulan şey sözler değil, hissettirilendir. Ve bazı vicdanlar gece olunca susmuyor.
İçimde Kalanlar
Bazı insanlar hayatına iz bırakıp gidiyor; ne tam kalıyorlar ne de tamamen yok oluyorlar. Sadece içinin bir yerinde sessizce yaşamaya devam ediyorlar. Kırgınlık geçiyor belki ama insanın içinde yarım kalmış cümleler kolay kolay bitmiyor. Anlatmak isteyip de anlatamadığın şeyler, geceleri zihninde tekrar tekrar yankılanıyor. En çok da seni gerçekten tanımadan vazgeçmiş olmaları yoruyor insanı. Çünkü bazı hisler açıklama beklerken suskunlukla bitiyor. Yine de kimseye kızamıyorsun… sadece bir gün dönüp baktıklarında, değerini geç fark ettikleri insanların neden unutulmadığını anlamalarını diliyorsun.