Günler geçtikçe, hoşlanma'nın sevme'ye dönüşümü hızlanıyordu. beyaz diş sevginin ne olduğunu bilmemekle birlikte, bunu o da hissetmeye başlamıştı. bu, kendisini benliğindeki bir boşluk olarak belli ediyordu; aç, sancıyan, doldurulmak için yanıp tutuşan bir boşluk. acı ve rahatsızlık veriyor ve yalnızca sevilenin-yeni tanrının varlığının dokunuşuyla doyuyordu.
Martin Eden ile başlayan Jack London yolculuğumun son durağı Beyaz Diş'ti. Okumakta bukadar geç kalıp bu denli keyif aldığım ender kitaplardan birisi oldu. Kitap bir kurdun gözünden hayatın özetini anlatıyor. Kitap boyunca insanlarla değil beyaz diş ile empati kurup onun hissettigi duyguları hissediyorsunuz. Ben sonlara doğru gözyaşlarıma hakim olamadım. Bakımıni sağladığım köpeklerin olması da bunda bir etken elbette. Çok uzatmadan okumamış arkadaşlar varsa daha fazla geç kalmayıp okumalarını oneririm. Bu kitabı çocuklarımın da okuması için sınıf kitaplığına ekleyeceğim. Ve son olarak Jack London iyi ki var olmus^^ Edebiyat dünyasına ve bize olan katkılarından ötürü kendisine müteşekkirim.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,7bin okunma
Ne var ki, normal çocukların canavarlara dönüşmesine katkıda bulunan çocukluk örüntülerini, istismarı ve asağılanmayi sorgulamak, hala toplumun ihmal ettiği bir meseledir.