mtnarife

mtnarife
@mtnarife
Dünyayı itaat edenler değil, itiraz edenler değiştirir.
KTU Lisansüstü
Alanya
78 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
7/10
·140 syf.··
2021 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2021 22:49
Yeraltından Notlar bir iç yolculuktur. Eserin ana kahramanı üzerinden her okuyucu mutlaka kendine dönecektir. İnsan psikolojinin çarpıklığı, karmaşıklığı karşısında diliniz tutulacak gibi olur her satırda, her sayfada. Eser için yoğun ve ağır denilebilir. Her satırını ayrı ayrı düşünüp yorumlama gerekliliği daha ilk sayfalardan göze çarpar ve eserin genelini kapsar bu durum. “Okudum, keyif aldım, akıcıydı, olay örgüsüne kaptırdım, nasıl bitti anlamadım” vs. denilecek bir kitap asla değil. Ben okurken gerçekten keyif aldım, okuduğum için gerçekten mutluyum fakat eminim eser birçok okura fazlasıyla yoğun gelecektir. Bir bireyin iç dünyasında yaşadığı çatışmaların, karmaşıklığın, buhranların dile gelmiş halidir eser. Sanki birinin beyninde yolculuğa çıkmışsınız ve en küçük ayrıntıya bile hakimmişsiniz gibi. Yazar, kahramanının kişiliğindeki noksanları, düşük ve aşağı gördüğü düşüncelerini okuyucudan gizlemez. Eserin ana kahramanı hayli çetrefilli bir psikolojiye sahip olunca, okuyucu açısından eser daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor, anlamak yorumlamak zorlaşıyor. Bunların yanında eserin her bir cümlesinin altını çizip, her bir sayfasına yıldız koyma isteği uyanıyor. Hakikaten Dostoyevski her bir cümlede devleşip, kendine hayran bırakıyor. 140 sayfa değil binlerce sayfa okumuş gibi bir his… Eserin derinine inip, eser hakkında yazmaya kalkışsam bu eser üzerine 5 kitap yazardım sanırım. Benim için ara ara aklıma gelip bi daha okusam ( sebebi her okuduğumda ilk defa okuyor gibi hissedeceğime emin olmam ve her okuyuşta farklı bir açıdan yaklaşıp yeni bir kitap okuyor gibi hissettireceğine kesin gözle bakmam) diyeceğim nadir kitaplar arasında yerini aldı. Keyifli okumalar.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·282 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 01:21
Maksim Gorki bu çarpıcı otobiyografi ile sadece Rus toplumuna değil Türk toplumuna da ayna tutmuş adeta. Aile yapısı, kadınlara ve çocuklara erkeğin yaklaşımı, sosyokültürel yapı ele alındığında Türk toplumuna ne kadar benzer olduğunu görürsünüz. Ayrıca eser hayatın ne kadar değişken ve tutarsız olduğunu gözler önüne seriyor. Anlatılan olaylar öylesine hayatın içinden öyle tanıdık ki… Kendinizden ya da toplumumuzdan bir şeyler bulmamanız, kendinizi karakterlere yakın hissetmemeniz imkansız. Bir hayal dünyası değil Maksim Gorki’nin dünyası, tam anlamıyla gerçek dünya. Akıcı bir olay örgüsü sizi o dünyanın içine çekiyor. Eserde olaylardan uzaklaşmadan, mevcut olayın özenle başka bir olaya bağlanması da merakı artırıyor, elden düşmeyen bir eser haline geliyor. Ben içeriğe ve karakterlere dair ipucu veren incelemeler yerine eserin bütününe dair genel izlenimlerimi ifade ediyorum. Bu bağlamda Çocukluğum’un Rus Edebiyatı’na ait okunması gereken, okunması keyif verecek olan eserlerin başında geldiğini belirtmek isterim. Keyifli okumalar.
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
7/10
·164 syf.··
2021 7. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 22:13
Sabahattin Ali bu kitapla küçük ama çarpıcı hikayeler sunuyor okuyucuya. Her biri sarsan, şaşırtan hikayeler… Bütün kitap Değirmen’den ibaret sanıyordum. Bir kitapta birden çok hikaye olduğunda o kitabı okumak sıkıcı gelir, istemeye istemeye okurum. Ama bu oldukça farklı bir deneyim oldu, bu tarz kitaplara karşı olan önyargımı Değirmen büyük oranda yok etti. Her bir hikayede insanı ve doğayı ele alan güçlü bir anlatım ve temiz dil, şaşırtıcı olay örgüleriyle birleşince elden düşmeyen bir esere dönüşüyor. Üzücü olansa her hikayenin sonunda yakıcı bir hüzne teslim oluş… Sabahattin Ali’nin dili ve anlatımı bir çoğumuzun içinde varolan anlatamadığımız duyguların, hikayelerin kağıda dökülmüş hali sanki. Sabahattin Ali’de, öykülerinin kahramanları da bizden biri gibi…
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,9bin okunma
9/10
·112 syf.··
2021 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 21:12
Aytmatov, yine anlatımıyla karakterleri ve hikayesini devleştirmeyi başarıyor Cengiz Han’a Küsen Bulut’da. Tarihin derinliğinden alıp gün yüzüne çıkarıyor Cengiz Han gerçeğini bir kez daha. Yüzyıllar boyunca ne isimler hükmetti insana,toprağa, yaratılmış olana. Gücü eline geçiren, tarih yazdı dediğimiz binlerce ismin ortak noktası “GÜÇ”,;ona erişemeyenler silinip gitmeye mahkum oldular. Ve yine güce sahip olanların bir diğer ortak yanı kendilerini Tanrı ile eşdeğer tutmaları, Tanrı’nın onlara verdiği güç ile böbürlenip, kötüye kullanmalarıydı. Binlerce masum, mazlum, günahsız güç karşısında tarifi imkansız acılara mahkum olur çoğu canından olur ve tüm bunlar GÜÇ uğruna feda edilir. Dünya varoldukça böyle olmaya devam edecek. Soru ise hep aynı. Altın, Kukan bebeğe soruyordu “Ve sonra o büyük savaş insanları nereye götürecek başlarına ne gelecek? Bir kuvvet, başka bir kuvvetin üzerine davullar çalarak, sancaklar açarak niçin yürüyor? Seni felakete iten insanlar ne istiyorlar? Hemen açıp, bir solukta okumalısınız, sonrası malum içinizde bir yerlerde yaşayacak...
Cengiz Han'a Küsen BulutCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202520,2bin okunma
9/10
·572 syf.··
2020 101. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 00:28
Çok uzun zamandır okumak isteyip sürekli ertelemiştim neyse ki daha fazla gecikmeden yollarımız kesişti bu muhteşem kitapla. Klasik eserlere düşkün biri olarak Notre Dame’ın Kamburu’nun ağırlığı altında kaldım diyebilirim. Ağırlığının altında kaldım derken, eseri yermiyor, yazara ve eserine nasıl içten övgüleri sıralayacağımın kaygısını taşıyorum esasında. Alıp okumaya başladım ve bir süre oldukça zorlandım hiçbir ilerleme kaydedemedim çünkü eser mimari terimlerle, yapılarla ilgili birçok yabancı olduğum kelime ile donatılmıştı bu durum bana kitabın içinden çıkamayacağımı hissettirdi. Çok zorlandım ancak bir taraftan bu betimlemeleri, yapıları gözümde canlandırmak, anlamak için müthiş bir çaba harcadım, çünkü Victor Hugo boşa kurmamıştı o cümleleri. Elimden geldiği kadar o zor sayfalardan bile maksimum bilgiyi depolamaya çalıştım. Nihayet olay örgüsü ve kahramanların birbirleriyle görülmez bir ağla usulca birbirine bağlanmasıyla eserin seyri değişti. Adeta zorla ilerlediğim o sayfalar bir anda akıcı ve heyecanlandırıcı bir hal aldı. Dönemin sosyal, siyasal yapısını, dini ve kültürel yapısını, karakterlerin iyi ve kötü yanlarını öyle çarpıcı şekilde ifade ediyordu ki her sayfayı daha iştahlı okudum bir an önce sonuca erişmek için elimden bırakmadım. Eğer ki bu kitabı okumaya niyetlenir ve benim gibi başlarda zorlanırsanız “sakın bırakmayın, üstüne gidin”, emin olun pişman olmayacaksınız. Özellikle söylemek istediğim bir şey var birçok insan eserden söz ederken, yorumlarken hep aşk ve aşka dair şeylerden söz edip eserle ilgili bahsi kapatıp geçip gidiyor. Bu gerçekten çok üzücü çünkü eser aşk ve aşka dair birkaç sözcükle geçiştirilecek bir eser değil. Öyle derin, öyle önemli noktalara değiniyor, sizi öyle uzak bir devirde öyle bir dünyaya
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma