Metin

Türkiyede Toplumsal Ağların Eğitime Yönelik İşlevleri
Bir önceki bölümde Türk Toplumu'nda toplumsal ağların devamlılığının önemli olduğu ve pek çok unsurun bu ağların güçlenmesi anlamında değerli olduğu belirtilmişti. Bu özgün durumu White çok daha iyi ifadelemektedir: "...Türk toplumunda her kişi pek çok grup ya da grupçuğun üyesidir ve üyeliğini geliştirmek ve güçlendirmekle meşguldür. Sonuç olarak, dışarıdan gelenler bir telefon hattı almak ya da postaneden bir paket almak gibi görece basit işlerde bile hayal kırıklığına uğrarlar. Çünkü dışarıdan gelen biri, bu mal ve hizmetleri rahatça sağlayan karşılıklı minnettarlıkla bağlı insanlar zincirine giremezler. Türkiye'de iki yabancı karşılaştıklarından yaptıkları ilk şey, genellikle her ikisinin de tanıyabileceği insanları sayıp dökmektir. Kişisel ilişkiye temel oluşturabilecek bir karşılıklılık bağı ararlar..." s.208 (Şenol Baştürk)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Öğretim Elemanı - Öğrenci İlişkisi
Üniversitelerde, son yıllarda öğretim elemanlarıyla öğrenciler arasında eşitlik ilkesine dayalı bir sistem uygulanmaktadır. Bilginin her şeyden önce bir hazine olarak değerlendirildiği günümüzde, bilgiye ulaşmak için öğrenci ve öğretim elemanının birlikte çalışması gerekir. Öğretim elemanı tecrübeli olsa da öğrenci çok çalışarak garklı veya yeni bilgiye ulaşabilir. Böylece öğretim elemanı da öğrenciden bir şeyler öğrenebilir. Öğrenme karşısında herkes eşitti, çok çalışan bilgiye ulaşır ve bilgiyi paylaşır. Böylece hiyerarşik bir öğreten-öğrenen ilişkisi yerine yatay bir "öğrenen örgüt" olgusundan bahsedebiliriz. (2017 ALES-İlkbahar/Sözel 2)
Eğitim
Muhatabımızın bizde eksik olan parçayı yerine koymasını, onunla bütünleşerek kusurlarımızı iyileştirebilmeyi ümit ediyoruz. Oysa tamlık ve bütünlük dışarıdan değil, kendi içimizden gelmeli. Çünkü sevdiğimiz bir başkasıyla tamlık arayışı yetersiz, eksik olduğumuz ve sevgiyi tek başımıza üretemeyeceğimiz düşüncesine yaslanır. Sevecek birini aramak yerine, neden kendimizi daha çok sevilmeye değer kılmıyoruz.
Sevmek
"Bizler ya başkasıyla varolurken kendimizden vazgeçeriz ya da birlikte varolacağımız başkasının kendinden vazgeçmesini talep ederiz. Bu da mutlak bir mutsuzluk ve pasifliktir. Böylece sevgi gibi sevinçli bir duygu bile bir şantaja dönüşür. Ulus Baker Yüzeybilim Fragmanlar
İnsan ve Hayat