Bilmemenin Güvenli Olduğunu Öğrenmek
Bizler tehditleri algılamak üzere evrimleştik. Farkındalıklı bir yaklaşımı benimsemeye çalışırken aşmamız gereken en zorlu engellerden biri, şu anın keyfini çıkarmak üzere evrimleşmemiş olmamızdırçünkü yemeğinizin tadını çıkarırken sırtlanlara yem olabilirsiniz. Bu yüzden tehlikeyi hizla öğreniriz, ancak güvenli olanı yavaşça öğreniriz. Maruz bırakma terapisinin amacı size tamamen güvende olduğunuzu kanıtlamak değildir, çünkü OKB'nin bakış açısından -ya da genel anlamda- kesinlik mümkün değildir. Bunun yerine, bilinmeyenin içinde bile güvende olmanın mümkün olduğunu öğrenmeye çalışırsınız.
Tetiklendiğinizde, OKB sizi katlanılamaz korku olarak adlandırabileceğiniz
bir yere sürükler. Bu noktaya geldiğinizde, oradan çıkmak için elinizden gelen her türlü kompulsiyona başvurursunuz. Ancak eğer bu yere bilinçli bir şekilde -yani maruziyet yoluyla- gider ve oraya tamamen hazırlıksız, bir kâbusun içine düşmüş gibi değil de kasıtlı olarak kompulsiyonlara direnerek yaklaşırsanız, tetik-leyiciyle olan ilişkiniz katlanıilamaz korkudan farklı bir anlam kazanmaya başlar. Korkulan şeyin mutlaka kötü ya da zararlı bir sonuca yol açmadığını öğrenirsiniz. (Tolin, 2019) Başka bir deyişle, onunla farklı bir şekilde etkileşime geçerek kaçma-nın gerekli olmadığını fark eder ve bu tetikleyiciyle daha az tehditkâr çağrışımlar kurarsınız. Bu çağrışımlar, tetikleyiciyle karşılaştığınızda"bununla baş edemem" düşüncenizi engeller ya da bastırır. Bu kavram, engelleyici öğrenme olarak adlandırılır ve Michelle Craske ve arkadaşlarının (2014) araştırmalarıyla ön plana çıkmıştır. Bu bakış açısına göre MTÖ, OKB'nizin sizi bağladığı "tetikleyici-teh-like-tepki" üçlüsünü bozarak bunun yerine "tetikleyici-yeni tepki" eşleşmesini koymayı hedefler.Bu yeni eşleşmeyi ne
Dârü'l-Erkam, ilk 45 Müslüman'ın oluşturduğu, genç yaşlı, çocuk ve yetişkin, zenci ve beyaz, erkek ve kadın her yaştan ve her türden insanın eğitildiği bir yerdi. Bu çok çarpıcı geldi bana. Yaş değil baş diyerek pedagojinin temel ilkesini altüst etmiş olduk. Üç kuşaktan ve her yaştan insan var MTO'da ve bu müthiş bir sinerji üretiyor. Özellikle liseli genç kardeşlerimizin heyecanı, azmi, gayreti, herkesi kışkırtan gayretleri çok besleyici oluyor.
Onun için mecburen, çok acil olarak, mutlaka yeni eğitim müesseseleri kuracağız. Bu eğitim müesseseleri bir taraftan beş yıl, on yıl sonrasının kadrolarını yetiştirecek; bir taraftan da kısa devre kurslarla acil ihtiyaçları karşılayacak.