Radyolar, gazeteler, televizyonlar, sinemalar işi gittikçe azıtıyorlar, gün yirmi dört saat, “Özgürlük, eşitlik, kardeşlik için,” diye durmadan bağırıyorlardı, Bu dünyada her şey karıncaların özgürlüğü içindi. Onlar eşit, bağımsız karıncalardı. Ve karıncaların karınları tok, sırtları pekti. Ve karıncalar sırtlarının pek, karınlarının tok olduğunu televizyonlar, radyolar, gazeteler, sinemalar
söyledikleri için inanıyorlardı. Fıkara karıncalar mutlu olduklarına da inanıyorlardı. Bu icatlar büyülemişti onları... Bir gün savaş
iyidir, diyorlardı televizyonlar, tekmil karıncalar savaşın iyiliğine
inanıp, her karınca kendini savaş tanrısı sanıyordu. Ertesi gün
sultanın aklına esiyor, savaş kötüdür diyorlardı televizyonlar,
radyolar, ötekiler, karıncalar bir anda savaş düşmanı kesiliyorlardı