Kitap şayet bir yakınınızla ilgili hastalık ve hastane geçmişiniz varsa sizi anında yakalayıp içine çekiyor. Yazar hastane, tadavi süreçlerini güzel işliyor ve bir süre sonra ilk yüz sayfa neredeyse sizin günceniz oluyor. Güncenizi tekrar okumak ise gözlerinizin dolmasına, kitabı ara ara bırakıp uzaklara dalmanıza sebep oluyor.
İkinci kısım dediğim anılar kısmı ise yazarın bir çoğunu sayfa sayısını arttırmak için yazmış olduğu izlenimi veriyor. İkinci yüz sayfa babası ile anılarından, babasının diğerleriyle anılarından oluşan bir kısmı yer yer zorlama olmuş gibi duran anıcıklardan oluşuyor.
Anlatım dilide oldukça basit olduğundan sayfalar hızla akıp gidiyor ama derinliğide biraz öldürüyor.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Sevgili Dost,
Bu bayramda kabristana gittin mi? Senin de ölülerin vardır, bilirim. Neşesi yağmalanmış ne bayramlar geçireceğiz daha...
Kokucu dede, camiden çıkan herkesin eline gül yağı sür, mis gibi koksun şehir!
İşportacı, sen de sat gülümsemeyi, öğrenemeyen dudaklarımıza!
Çocuklar, bırakın biz öpelim ellerinizi, siz bize şeker verin!
Sevgili Dost,
Bugün bayram.