“Bütün duyguları anlatmaya yetecek kadar kelime yoktur. Gerek de yoktur!” demiş Cengiz Aytmatov.
Bakınca bazı şeyler anlatılmaz, anlatmaya çalışmak iki taraf içinde züldur.
Babamın mezarına ağaç dikmiştim, zamanla kurumaya başladı tabi gördükçe moralimde bozuluyor, üzülüyorum.
İnat ettim ağacı sökmedim, arada altını temizledim, su verdim vs. sonra fark ettim ki ağaç yemyeşil olmuş. O günden beri bakış açım değişti aslında. Kuruyan yeşillenir, biten başlar, dağılan toparlanır yeter ki karamsar olmamalı.
Gönderdiklerimiz değil, aslında gönderemediklerimiz kadarız.
Kimine göndermediğimiz selam, kimine yazıp sildiğimiz mesaj kadarız.
Kimine atmadığımız bakış, kimine ise duyurmadığımız sesimiz kadarız.
Her şeyin pişmanlığıda aslında tam bunları fark ettiğiniz an ortaya çıkar.