hermes trismegistus'a atfedilen ve dinler tarihi ile ilgilenenlerin mutlaka okuması gereken büyük eser.
eserde altı çizilecek yerlerin fazla olması bir tarafa, bu kitaptaki çıkarımlardan yola çıkarak onlarca kitap yazmak mümkün diyebilirim. ben birkaç kelamın unutmaması için not etmenin iyi olacağını düşünerek kitaptan küçük bir bukleyi aşağı iliştireceğim ama önce hermetik düşünceye dair bir kaç bilgi verelim.
bu akım milattan sonra 1. yüzyıla tarihlenir. düşünce helenik felsefe, yahudilik, mitoloji ve klasik mısır dininden unsurlar barındırmaktadır. özellikle newton bu 'felsefeye' oldukça pozitif bakmaktaydı. islam felsefesinde de hermetik inançtan ciddi şekilde etkilenen ibn sina ve muhyiddin ibn arabi gibi kişiler görmekteyiz. aslında vahdet-i vücûd dediğimiz şey biraz da budur. ben açıkçası bu kitabı okurken sürekli spinoza'yı andım. özellikle bu kitabın ardından ethica okumanızı şiddetle öneririm. neyse artık alıntılara geçebiliriz.
- "ey telaffuz edilemeyen, kelimelerin açığa vuramadığı, adını yalnızca sessizliğin telaffuz edebildiği.... " bu bölümü eklememin sebebi son okuduğum karanlık thomas adlı kitabın edebiyat ve ölüm hakkı adlı bölümde benzer ifadenin sürekli geçmesi oldu. maurice blanchot açıkçası felsefi anlamda bana çok ama çok uzak bir insan olsa da bu benzerlikleri bu kadar yakın zamanda görmek keyifli oluyor.
-tanrı nedir? "tanrı, var olanların tersine var olmayandır, çünkü onların olma sebebidir."
-"tanrıdan başka her şey iyinin doğasını içermekten acizdir. çünkü onlar cisim ve ruhtan oluşmuştur. iyiyi içerebilecek yerleri yoktur." abimiz cismi olan bir şeyin iyilikten uzak olacağını sadece daha az kötü olabileceğini ifade etmekte. cisim kötülüğü beraberinde getirmektedir.
-"görünen her şey, bir noktada görünür olduğu için tabii ki