8/10
·496 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:00
Yakışıklı, uçarı, sorumsuz ve çapkın Çavuş Troy... Saygın, ağırbaşlı, oturaklı ve zengin Blakwood... Veee Bathsheba'ı canından bile çok seven, becerikli, girişken, fedakar ama fakir Gabriel... Bu üç talihliden hangisini seçeceğine karar veremeyen, başına buyruk, cesur, bağımsızlığına düşkün, genç ve güzel Bathsheba. Kitap Gabriel ile Bathsheba'nın karşılaşmalarıyla başlar. Gabriel, daha ilk görüşte ondan etkilenir. Bathsheba ise amcasından miras kalan çiftliği yönetme işine soyunur. Bu süreçte Gabriel yaşadığı bazı talihsizlikler sonucunda Bathsheba'nın çiftliğinde çobanlığa başlar. Gabriel'in ona olan sevgisini içine gömmekten başka çaresi yoktur artık. Bathsheba bir yandan çiftliği yönetmeye çalışırken diğer yandan evleneceği kişiyi seçmeye çalışır. Bizler de kitabı "Onu mu, bunu mu seçecek?" diye hem merakla hem de Bathsheba'nın kararsızlıklarına sinir olarak okuruz. Bakalım Bathsheba doğru kararı verebilecek mi? Hep "Aşk mı, mantık mı? "diye soruyoruz ama bu ikisinin birleştiği başka bir seçenek daha yok mudur acaba? Kitap bizi hayali Wessex'teki Everdene Çifliğinde gezdirecek, Çoban Oak ile bizlere koyunları otlatacak ve çiftçiliğin inceliklerini öğretecek. Yazar başta önemsiz gibi görünen olayları birbirine çok güzel bağlamış. Karakter sayısının az olması okumayı daha da kolaylaştırıyor. İçinizi ısıtacak bir aşk hikâyesi okumak istiyorsanız bu kitabı listenize eklemelisiniz. Zaman zaman durağanlaşsa da güçlü kadın karakterleri okumayı sevenler bu kitabı büyük bir keyifle okuyacaklardır. Sonuyla kalbimi fetheden bir kitap oldu. Son olarak genç kızlar, kendinize Gabriel gibi seven bir eş seçin. Tabii bulabilirseniz. Bir de erkekler, rica etsem sevgilinizi Gabriel gibi sevebilir misiniz? Kitaplı günler. . .
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · ‎Can Yayınları · 20254,388 okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
Selamlar Genç olanlar ve ruhu gençlerle bir atanlar buradaysa size bir öneriden bahsetme geldim... Ankara'da özel bir üniversitede mimarlık okuyan genç bir kız.. Ailesi yıllar önce Almanya’ya gitmesine rağmen o bu topraklarda kalmış. Teyzesinin gözünün önünde çok sevdiği kuzenine dayanarak eğitimine devam etmeyi tercih etmişti.. Yıllar önce lisede iken tanıdığı ve platonik olarak vurulduğu Murat’a olan aşkını kırmızı kapaklı bir defterin sayfalarına dökmeye başlamış ve o sevdiği çocuk ailesi ile İstanbul’a gittiğinde bile yazmaktan hiç vazgeçmemişti! Şimdi ise okuduğu üniversitenin son senesinde ani bir karar değişikliği ile İstanbul’da okuyan kuzeninin okuluna yatay geçiş yapıp şansını bir de bu nazlı kız kulesinin olduğu şehirde denemek istemişti! Kimdi peki bu kız? Melek Güçlü! Soyadına tezat her seferinde asla bu gücün kendisinde olmadığını iddia eden güzeller güzeli bir içim su! Kader mi? Tercihleri mi bilmem... Yıllar sonra aynı üniversite koridorlarında Murat ile yeniden karşılaşmak ve bu kez kendini ona belli etmek, duygularını saklamaktan korkmamak o kolay mıydı? Peki ya Murat? Melek içinde büyüttüğü sevgiyle karşısındaki adamın aynı eski Murat olduğundan ne kadar emindi acaba? Buraya kadar fazla mı ileri gittim? Kibirli Galata ve Denizin ortasında tek başına bir kız kulesi sanki bu hikaye! Ama arada başka kalelerde var sanki!
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202638 okunma
Reklam
10/10
·392 syf.··
2026 19. kitabı
Bugün size gizemi, gerilimi ve karanlık atmosferiyle beni sayfalar boyunca merak içinde bırakan Ölümcül Konular kitabının yorumuyla geldim. Sydney Denik, Alzheimer araştırmaları yapan gizemli Madrona Vakfı’nın adadaki tesisinde çalışma fırsatı yakalar. Ancak tesise vardığı andan itibaren her şey garipleşmeye başlar. İnsanların tuhaf davranışları, açıklanamayan olaylar ve kaybolan kişiler Sydney’i büyük bir gizemin içine sürükler. Üstelik yaşadıklarının kendi zihninin bir oyunu mu yoksa gerçekten bir şeylerin ters gittiğinin işareti mi olduğunu anlamakta zorlanır. Bir yandan da hem psikoloğu hem de hocası olan Wes Kincaid’e karşı hissettiği çekim, olayları daha da karmaşık hale getirir. Bu kitapta en sevdiğim şey kesinlikle merak unsuruydu. Her sayfayı “acaba şimdi ne olacak?” diye çevirdim ve kitap boyunca bu hissi hiç kaybetmedim. Yazarın yarattığı atmosfer o kadar başarılıydı ki kendimi zaman zaman Sydney’le birlikte o tesisin koridorlarında, laboratuvarlarında ve ormanın içinde hissettim. Sürekli bir şeylerin ters gittiğini biliyorsunuz ama ne olduğunu bir türlü çözemiyorsunuz. Wes karakterini de oldukça sevdim. Onun hakkında ne düşüneceğime uzun süre karar veremedim ve bu da hikâyedeki gizem duygusunu güçlendirdi. Sydney ve Wes arasındaki çekim hoşuma gitse de benim için kitabın önüne geçen şey kesinlikle gerilim ve gizem tarafı oldu. Özellikle sonlara doğru tempo daha da yükseldi ve ortaya çıkan gerçekler beni şaşırtmayı başardı. Kitap boyunca kurduğum birçok teori boşa çıktı diyebilirim. Finalde yaşananları okurken gerçekten büyük bir merak ve heyecan içindeydim. Karina Halle’nin kalemiyle ilk kez tanıştım ve anlatımını oldukça akıcı buldum. Kitap beni ilk sayfasından son sayfasına kadar içinde tutmayı başardı. Gizemli atmosferleri, psikolojik gerilimi ve
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202565 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:31
Doğadaki bir varlığın gözünden „insanoğlu“ nasıldır acaba hiç düşündünüz mü? Bu harika eser insan dünyasını ve doğayla kurulun ilişkiyi ele alır. İnsanlığın doğaya verdiği zarardan yansıra kendi kendine verdiği zararlardan da bahseder. Yazar, „her şey insanın elinde…“ düşüncesini ve insanın dünyadaki yerini sorgulama fırsatı sunar. Başka söze gerek yok, muhakkak okumalısınız!
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · İletişim Yayınları · 20157,5bin okunma
Puan vermedi·
Herkese merhabalar Rune sembollerini yalnızca Viking kültürüne ait gizemli işaretler olarak bilirdim. Bu kitap ise onların arkasındaki tarihsel, mitolojik ve sembolik anlamları farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Mu kıtası, Atlantis, Göktürkler ve eski uygarlıklar arasında kurulan bağlantılar; insanlığın geçmişine dair ne kadar çok bilinmeyen olduğunu düşündürüyor. Kitapta en çok ilgimi çeken noktalardan biri, sembollerin sadece birer işaret değil; insanın kendini, doğayı ve evreni anlamlandırma çabasının bir parçası olarak anlatılmasıydı. Her rune sembolünün farklı anlamlar taşıması, örneğin Fehu’nun bolluk ve bereketi, Uruz’un güç ve dayanıklılığı, Ansuz’un bilgeliği ve mesajları temsil etmesi, sembollerin insan hayatındaki yerini yeniden sorgulatıyor. Elbette kitapta anlatılan bazı konular, özellikle kayıp kıtalar ve kadim uygarlıklarla ilgili bölümler, insanda “Acaba gerçekten böyle olabilir mi?” sorusunu uyandırıyor. Ben de bu tarz eserleri kesin doğrular olarak değil; farklı düşünce kapıları açan, insanı araştırmaya ve sorgulamaya yönelten çalışmalar olarak görmeyi tercih ediyorum. Bence bu kitabın en güzel tarafı, sadece bir mitoloji ya da sembol kitabı olmaması. Aynı zamanda insanın kendi iç dünyasına dönmesine, geçmişle bugün arasındaki bağları düşünmesine vesile olması. Kadim bilgilerin bize hatırlattığı en önemli şey belki de şu: İnsan, tarih boyunca anlam arayan bir varlık oldu ve semboller de bu arayışın sessiz diliydi. Mistik konulara, mitolojiye ve insanlığın gizemli geçmişine ilgi duyanlar için farklı bir okuma deneyimi sunabilecek bir kitap. Her satırına inanmak zorunda olmadan, merakla ve açık bir zihinle okumak gerektiğini düşünüyorum. Keyifle okunsun, kitaplarla kalın
Kadim Bilgilerin Işığında RuneŞebnem Ekşib · Ceres Yayınları · 202319 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 65. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:17
Son okuduğum 2 Balcıgil kitabını da beğenmedim. Çok yazınca mı böyle oluyor acaba!? Konu mu bulamıyor, artik yaratıcı mı olamıyor bilemiyorum. Okumam gereken bunca kitap varken okumam bi daha yazdıklarını.
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202629 okunma
Reklam
Reklam