Deniz

Deniz
@muafokur
“Affan Dede’ye para saydım / sattı bana çocukluğumu / artık ne yaşım var ne adım/ bilmiyorum kim olduğumu…”
Her anı ölüdür. Şimdi sen de bir anısın.Sen de ölüsün.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aynı dili konuşan iki kişi yok…
Açlık, savaş, geri kalmışlık ve inanılmąz felaketlerle ilgili haberleri kitleler, masal dinler gibi dinliyor.İşte böylesi bir yaşam önümüzden gelip gidiyor. Sen kendi duvarlarının gerisine çekiliyorsun. O, kendi duvarlarının gerisine çekiliyor. Bir başka kentte. Bir başka ülkede. Herkes bir başka kentte. Herkes bir başka dili konuşuyor. Ya da anlamaya çalışıyor. Aynı dili konuşan iki kişi yok. Her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun. Her söylenen söz, bir biçimde insanın kendi kendini onaylaması. Karşısındakine bir şey anlatmak istese de, gene kendi gerçeğini, bilmişliğini ya da doğru algılayışını kanıtlamak için söylenen sözler.
Yaşlandıkça insanlarla aramdaki uçurum büyüyor. Arabalardaki, uçaklardaki, resmi dairelerdeki, otobüslerdeki, dükkanlardaki, caddelerdeki insanlarla aramdaki uçurum.
Kitabın sonu...
"Senin önünde olduğumda ve sana bakmak, seninle konuşmak istediğimde..." - "Adam kadını tutuyor ve kendine çekiyor, mevcudiyetinin dışına çekerek." - "Hareketsizce yaklaştığımda, adımım adımına bağlı, huzurlu, aceleci.." - "Kadın adama yaslanıyor, kendini tutup kendini bırakıyor." - "Sen, bana sana doğru bir yol açarak ilerlediğinde.." - "Adamın dokunduğu kişide ayaklanarak, sokuluyor kadın." - "Odada gidip geldiğimizde ve bir an için baktığımızda.."-“Olmuş olanın olmasını bekleyerek, kadın kendinden dışarı çekilmiş halde, kendini kendinde tutuyor." - "Birbirimizden ve de kendimizden uzaklaştığımızda ve böylece birbirimize yaklaştığımızda, fakat birbirimizden uzak…." - "Bu bekleyişin git-gelidir: durağı." - "Hatırladığımızda ve unuttuğumuzda, birlikte: ayrı.." - "Bu, bekleyişin hareketsizliğidir, her hareketten daha hareketli." - "Fakat sen "Gel" dediğinde ve ben bu çekim alanına girdiğimde..." - "Kadın, dışarıya maruz, gözleri huzurla açık bir biçimde düşüyor." - "Dönüp bana işaret ettiğinde..." - "Kadın görünür ve görünmez her şeyden vazgeçiyor." - "Yaslanarak ve kendini göstererek." - "Bu huzurlu vazgeçişle yüz yüze." - "Kadının bulunduğu burada ve adamın bulunduğu burada değil, ikisinin arasında." - "Aralarında, tıpkı büyük göz alıcı görünüşüyle bu yer gibi, gizli kalmış hallerinde şeylerin tutulması."
Unutuş, bekleyiş. Bir araya getiren, dağıtan bekleyiş; dağıtan, bir araya getiren unutuş. "Beni unutacak mısınız?" - "Evet, sizi unutacağım." - "Beni unuttuğunuzdan nasıl bu kadar emin olacaksınız ?- "Başka bir kadını hatırladığımda emin olacağım." - "Fakat hatırlayacağınız yine ben olacağım; daha fazlasına ihtiyacım var." - "Kendimi artık hatırlamadığımda daha fazlasına sahip olacaksınız." Hoşuna gidermiş gibi görünen bu fikir üzerine düşünüyor. "Birlikte unutulmak. O halde bizi kim unutacak? Unutuşta kim bizden emin olacak? - "Başkaları, başka herkes!" - " Fakat onları hesaba katamayız. Başkaları tarafından unutulmak hiç umurumda değil. Ben sizin tarafınızdan, sadece sizin tarafınızdan unutulmak istiyorum." - "Güzel, o halde sen beni unuttuğunda emin olacağım." - "Fakat", diye söze başladı kadın, hüzünlü bir şekilde, "seni halihazırda unuttuğumu hissediyorum."