Huzurluyum” demekle huzurlu olunmuyor. Dilin bunu söylüyor olabilir ama bedenin bambaşka bir hikâye anlatıyor. Sürekli tetikte olmak, gergin duruşlar, kontrol etme ihtiyacı ya da küçük şeylere verilen büyük tepkiler bazen insanın kendi içinde hâlâ çözülmemiş bir mücadele taşıdığını gösterir.
Bu durum psikolojide sıkça bahsedilen Ördek Sendromuna benziyor. Suyun üzerinde sakin ve zarif görünen ördek, suyun altında durmadan çırpınır. Dışarıdan bakıldığında huzurlu, dengeli ve her şey yolundaymış gibi görünür; fakat görünmeyen tarafta yoğun bir çaba, kaygı ve yorgunluk vardır.
Belki de mesele huzursuz olmak değil, huzursuzluğu gizlemek için harcanan enerjiyi fark edememektir. İnsan bazen kendine karşı dürüst olmaya başladığında, rol yapmayı bırakır ve gerçek huzur da tam o noktada kendine yer bulur. (A.ka)