Bazı insanlar zihinsel bir sapkınlıktan dolayı hazzı arzulamazlar. Oysa haz (özellikle fiziksel haz) varoluşun gerçek amacıdır ve zihinsel ve ruhani hazlardan her açıdan üstündür. Dahası haz, anla sınırlıdır ve an, var olan tek zamandır. Geçmiş ancak pişmanlıkla hatırlanır, gelecek için ise ödün verilir; dolayısıyla hiçbiri haz vermez. Hiç kimse üzüntü duymamalıdır; çünkü üzüntü en ciddi hastalıktır. Doğa, insana arzu ettiği her şeyi yapma izni vermiştir; onu sınırlayan tek şey yasalar ve kanunlardır.
Herhangi bir durum veya nesne hakkında bilinen tek şey, onun insan doğasında uyandırdığı duygudur. Ahlak alanında insanda en çok memnuniyet duygusu uyandıran şey,
en iyidir. Duygusal tepkiler hoş, kibar, sert ve ölçülü olarak sınıflandırılabilir. Hoş duygunun sonu hazdır, sert duygunun sonu pişmanlıktır; ölçülü duygunun sonu hiçtir.
“Önemli olan şu; her ne oluyorsa, ya da sen ne olduğunu sanıyorsan, yine de kontrol sende. Kim olduğunu ve hâlâ kendin olduğunu hatırlamaya çalış. Bununla başa çıkmaya çalış. Kendini güvenceye al, güvenli mekânlar seç, güvenebileceğin insanlarla birlikte ol. Yarattığın dünyada mantıklı kararlar vermeye çalış. Sonunda bir şekilde gerçeği buluyorsun, gerçekliğe dönüyorsun.”