Örneğin şunu anladım: Balıkların çoğu
yaşlandıkları zaman ömürlerini boşu boşuna
geçirdiklerinden yakınırlar. Sürekli sızlanır, lanet
okur, her şeyden şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?
bugün, bazı dinî liderlerin tepkilerine
göre, Tanrı bizimle konuşmayı tamamen
bırakmıştır, çünkü onlar artık hiçbir “yeni”
bilgiye izin vermemektedirler. Yazılacak tüm
kutsal metinlerin yazılmış olduğuyla ilgili adı konmamış bir kural vardır. Dolayısıyla,
“medyumluk” sahte bir şeydir. Bu yaklaşım bu
kitabı okuyan herhangi bir spiritüel kişiye mantıklı gelmekte midir? Tanrı’nın bizimle
konuşmayı çoktan bırakmış olduğuyla ilgili
yasayı kim koymuştur?
Medyumluk, “içinizdeki Tanrı ile temasa
geçmek” için yapabileceğiniz en etkili şeydir,
ancak birçok kişi Tanrı’nın bununla hiçbir
ilgisinin olmadığını düşünür. Kryon,
medyumluğun tüm spiritüel bilginin aktarım
yöntemi olduğunu birçok kez söylemiştir. O
bize, dünya üzerindeki tüm kutsal metinlerin
İnsanlar tarafından yazılmış olduklarını
hatırlatır. Onların hiçbirini “Tanrı” yazmadı.
Dolayısıyla, mesaj ile mesajı veren arasındaki
bu köprü (medyumluk) kabul ve tasdik
edilmelidir. Eğer tüm bunları İnsanlar
yazdılarsa (ki onlar yazdılar), o zaman onlar bu bilgiyi nereden aldılar?