9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:14
“Edebiyatçılar bence bu dünyanın en büyük silahşorları… Silahları ise hiç şüphesiz hayatları boyunca kelimelerle yaptıkları savaştan galip gelen kalemleri… Kan yetine silahlarından mürekkep damlayan kahramanlar ordusu onlar!” “Aşkların en güzeli, kör gibi olmakta değil kördüğüm gibi olmakta saklıdır.” Herkese Merhaba Okurken yüreğimi dağlayan gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek yazılmış bir kitaptan bahsetmek istiyorum sizlere. DOğu Türkistanda zulüm gören Türkleri anlatan ve oldukça da acıklı olaylara sahne olacağınız bir kitap bu. Kitabımızın ana karakteri Alper Hakim ailesi ile birlikte yaşarken evleri basılarak gözleri önünde öldürülen bir annenin oğlu. Yıllarca esir kamplarında işkence görmüş ama asla umudunu vazgeçmemiş koca yürekli Alper. Zindanda tam öldürüleceği esnada Türkiye’den çağırtılan ve mücadelesini, geldiği yeri asla unutmayarak, okuyup bit gazeteci olup yeniden ülkesine dönen ve ülkesinde olanları tüm dünyaya duyurmak isteyen kalplerden sadece bir tanesi. Alper’in hikayesi çok hüzünlü ama biraz gerçek biraz kurgu olsa da eminim nice Alper’ler vardır o işkenceye maruz kalan. Lütfen Uygur Türklerine yapılan işkenceleri bilmek ve duyurmak adına bu kitaba mutlaka bir şans verin. Güneş hepimiz için maalesef aynı doğmuyor.
Güneşin Esareti - Bir Doğu Türkistan Hikayesiİsmail Muğla · Efsus Yayınları · 2021111 okunma
Bir Nergis Tufanı Kitap Yorumum
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 02:30
Bazı insanlar fırtınadan kaçmaz, bazılarıysa fırtınanın ta kendisidir..." ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere uzun zamandır videolarını görüp aşırı merak ettiğim, "Türkler dark romance yazamaz." diyenleri şaşkına çevirecek o kitapla geldim! ‎ ‎ Ceylin Petrikor'dan Bir Nergis Tufanı 1: Nefret ile sizlerleyim. ‎ ‎Nergis Tanyeli, anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş genç bir kadın. Hayatta ona kalan tek ailesi ise lösemiyle savaşan küçük kardeşi Sena... Sena'nın durumu her geçen gün ağırlaşırken, tedavi için gereken para da giderek daha büyük bir sorun hâline geliyor. ‎ ‎Nergis ise kardeşini kurtarabilmek için iki arkadaşıyla birlikte oldukça tehlikeli bir yola başvuruyor. Evli erkekleri kandırıp dolandırarak para toplamaya çalışıyorlar. Ancak bu yöntem hem uzun sürüyor hem de Sena'nın bekleyecek zamanı yok. Tam da bu sırada arkadaşlarından birinin ortaya attığı "Tefeciden borç alalım." fikriyle hayatları tamamen değişiyor. Çünkü bazen bir insanın hayatını altüst etmesi için tek bir cümle yeterlidir... ‎ ‎Karşımıza çıkan isim ise Tufan Ali Uluhan... ‎ ‎Muğla'nın ünlü gece kulüplerinden birinin sahibi olan Tufan, aynı zamanda Türkiye'deki tefecilerin başında bulunan, karanlık, ürkütücü ve son derece tehlikeli bir adam. Takıntıları, saplantıları, kendi kuralları ve şeytani zekâsıyla gerçekten unutulmaz bir karakter. ‎ ‎Nergis, Tufan'ın karşısına çıkıp borç istediğinde aslında ikisinin de hayatı geri dönülmez şekilde değişiyor. Çünkü Nergis, Tufan'ın yıllardır nefret ettiği düşmanının ölen eşine tıpatıp benzemektedir. İşte o anda Tufan için yeni bir oyun başlıyor... ‎ ‎Tufan parayı veriyor ama yalnızca bir haftalık süre tanıyor. Elbette Nergis'in bu parayı ödeyemeyeceğini biliyor. Çünkü onun amacı para değil... ‎ ‎Ve işte tam burada konuyu
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202672 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·768 syf.··
2026 25. kitabı
Kitap Yorumu : İhtilal 4: Zefir / Binnur Şafak Nigiz • Özet; Muğla'da geçirdikleri o huzurlu ve güzel günlerin ardından, içten içe büyüyen o huzursuzluğun bir gün ortaya çıkacağı belliydi... Herkes hedefin hep Gurur olacağını düşünürken, beklenmedik bir anda hiç beklenmeyen kişiye yapılan saldırı, her şeyi altüst etti. Zeliha'ya olan bağları öylesine derindi ki, saldırı haberiyle hepsi parçalandl... Artık ortada ne Gurur vardı ne de eski dengeler. Gurur, yerini Zincir'e bıraktı. Yener'in intikamı ve Emsal'in çalıştığı kişilerin peşine düşme nedenleri artık kişisel mesele haline gelip tamamen Gurur ve onlar arasında olan bir konuya döndü. Zeliha'nın hastane süreci tam anlamıyla kaostu.. Gurur'un yaşadığı TSSB'yi iliklerime kadar hissettim. Ve o intikam yolunda, Büyük Çalıklı ile ilgili bir gerçeğe ulaşması... işte o hiç beklenmeyendi. Yorum; Her kitapta "daha iyisi olamaz" diyorum ama seri resmen level atlıyor Abi ben ne okudum ya... Gözyaşım kalmadı, resmen içime içime ağladım. Gurur... benim "kakaolu kekim" Koca adamın gözlerimizin önünde nasıl kendinden vazgeçtigini, içindeki canavarı nasıl serbest bıraktığını ve nasıl yaşayan bir ölüye dönüştügünü izledik... Kimse "görmedim" demesin, adam resmen gözümün önündeydi! Zelişim... güzel kızım Bu nasıl bir sevgi, nasıl bir sadakat.. Ayakta duracak gücün yokken camın önünde beklediğin o sahne... kalbimi biraktım orada. O kadar çok şu sahne şu sahne diye maddelemek istediğim yerler varki .. • Muğla'daki o kısa ama rüya gibi tatil ze • Ekoların kıskançlık krizleri ve hapse düşmeleri ke • Kahraman & Gurur arasındaki baba-oğul bağı • Evlilik kararları % • Saldırı ve sonrası gelen o yıkım • Kaybetme korkusu... • Çiftler arasındaki o yoğun duygu geçişleri • Ve hayallerin başladığı o masalsı düğün Her sayfasını ayrı bir heyecanla
İhtilal 4 - ZefirBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 2026127 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 88. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 12:57
Muğla'nın bir dağ köyünde filizlenen bir başarı öyküsünün kahramanı Neriman Gökdere. İçinden geldiği gibi dökülmüş sözcükler, doğaçlama. Şiirlerinde konuşma dilni kullanmış sıklıkla. Bitkilere, börtü böceğe, yapılan işlere yöresinde kullanılan adları dizelerinde kullanmış doğal olarak. Çok da güzel olmuş. Kimi sözcükleri anlamak için bilgisunardan yardım alsam da yeni sözcükler öğrenmek hoşuma gitti.
Dağpınar'ın PapatyasıNeriman Gökdere · Esinti Yayınları · 20251 okunma
10/10
·
Beğendi
Bazı kitaplar vardır…okurken olaylardan çok insanların içinde taşıdığı duygular yoruyor insanı. Sayfalar ilerledikçe bir ayrılığı değil yıllarca kapanmayan bir boşluğu okumaya başlıyorsunuz… Bu kitap da bana tam olarak bunu hissettirdi. Hikaye Umut’un yıllar önce hayatından çıkan Elif’i unutamamasıyla başlıyor. Ama burada mesele sadece bir aşk değil. Çünkü Elif gittikten sonra Umut’un hayatı devam etse bile içindeki bazı şeyler olduğu yerde kalıyor. Aradan yıllar geçiyor, insanlar değişiyor, hayat başka yerlere savruluyor ama onun içinde kapanmayan bir taraf hep yaşamaya devam ediyor. Özellikle kitabın 15 yıl sonrasını göstermesi çok etkileyiciydi bence.Çünkü çoğu hikaye acının ilk halini anlatır.Bu kitap ise yıllar geçtikten sonra bile insanın içinde kalan şeyi gösteriyor. Umut’un başka bir hayata tutunmaya çalışması, kendini işine vermesi,şehir değiştirmesi… hatta zamanla kendinden bile uzaklaşması çok gerçek hissettirdi bana. Muğla bölümleri kitabın en sevdiğim taraflarından biri oldu.O küçük sahil kasabası hissi deniz kenarında geçen sessiz anlar insanın kalabalıktan uzaklaşıp kendi içinde kaybolması…Kitap oralarda sakinleşiyor gibi ama aslında karakterin içindeki yorgunluk daha fazla hissediliyor. Bir de Tahir Bey karakteri vardı… Bence kitabın en ağır cümleleri ondaydı.Çünkü kimse Umut’a her şey düzelecek demiyor artık.İlk defa biri ona hayatın bazen gerçekten yarım kaldığını hissettiriyor. Ve insan o noktada şunu anlıyor... Kimdi giden,kimdi kalan Aslında giden değil Kalandır terk eden… Çünkü Elif gidiyor ama o gidişin içinde yaşamaya devam eden kişi Umut oluyor.Bence kitabın en vurucu tarafı buydu.İnsan bazen birinin yokluğunu değil o insan varkenki hayatını özlüyor... Hazırsanız… yıllar geçse bile tamamen susmayan duyguların, insanın içinden çıkmayan
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202672 okunma
1/10
·448 syf.··
2026 64. kitabı
•KİMSE GERÇEK DEĞİL Hayatım boyunca hiçbir kitaba bir puan vermeye gönlü razı gelmeyen biri olarak, bu kitabın bana yaşattığı ilkleri size bahsetmem gerek. Öncelikle kitabı kaç kez yarım bırakmak istediğimi hayal dahi edemezsiniz. Az önceki sahneye gelene dek. Bir kere Türk aile yapısının zerresi yok. Annesi adalet bölümünde kara para aklar. Babası sekreterini hamile bırakır. Kızımızsa bu gerçekleri ortaya çıkaran sarı çizmeli Mehmet ağayla, Sasha'nin karavanını çalar Muğla'ya kaçarlar... Yok efendim yarım yamalak sevişmeler... Yok Pet shop sahibine akıl vermeler... Kendileri sütten çıkmış ak kaşık. Hayır size mi kalmış adamın cins kedi-köpek satışını sorgulaması. Hadi sonra yazarımız bu çiftin haklı çıkması için bir müşteri öne sürüyor, o da "Evime sokacağım hayvanı pis barınaktan alacak halim yok ya." diye bir atılımda bulunuyor, kale de almayınca Oflaz adama diğeri kadına seviyesizliklerini gösteriyor. Işıl sırf iki ay önce tanıştığı biri için ailesini, arkadaşlarını ve de kuzenini "Kimse gerçek değil" adı altında topluyor. Tek gerçek Oflaz'mış. Bla bla bla. Açıkçası gerçekçi düşünmek gerekirse, geçen yıl surlarda yaşanan vahşetten sonra ben sosyal medyada sadece arkadaş olabileceğim, hayatıma sokmaktan şiddetle men ettiğim insanları biliyorum. Bu durum hepimizin psikolojisini bozdu. Ve şimdi bu kitabı benden küçük kardeşlerimin okuyup, etkilenmesini istemiyorum. Asıl gerçek şu ki, iyisiyle- kötüsüyle bizi her daim sevecek olan ailemizdir. Bu aile bazen Türk milletidir. Et tırnaktan kopmaz. Hiçbirimiz dört dörtlük değiliz. Ne haberler duyuyoruz. İnsanın ayağı yere basmalı. Gerçek anlamda aile sıfatını taşıyan insanların kaleme alınması dileğiyle zira bu şekilde bir yol alamayız.
Edebiyat & Roman
Kimse Gerçek DeğilZeynep Sey · Martı Yayınları · 20216,6bin okunma