Ama ‘savaşların en büyüğü kendi nefsimizle olanıdır’ buyrulmuştur. Tam ışığa eriştiğimizi düşündüğümüz anda, bakarsın gönlümüzde bir ağırlık peydah olur, bizi yolumuzdan alıkoyar. Nilüfer çiçeklerinden bir pranga sarılır ayaklarımıza, yürümemize engel olur. Oysa bizim ilahi yolculuğumuzda esas olan hafifliktir; gönlümüz ilahi aşktan başka yükü taşıyamaz. Ruhumuza pranga olacak her türlü bağı çözüp atmak gerekir. Derviş odur ki, bedenden soyunsun, candan sıyrılsın, duygudan kurtulsun. Lakin bu iş kolay değildir, derviş düşe kalka yürür, gün gelir turna olur gökyüzünde kolayca uçar, gün gelir yalçın dağların arasında yolunu kaybeder, gün gelir güçlü nehirler gibi gürül gürül akar, gün gelir susuz çöllerde sürünür.