Bütün yolları kapattım arkamda,
Sadece sana çıkan bir patika bıraktım.
Cebimde kırık dökük hayaller,
Heybemde yılların yorgunluğuyla,
Her şeyi göze aldım,
Ben senin olmaya geldim.
Ne geçmişin gölgesi umrumda artık,
Ne geleceğin belirsiz korkusu.
Bir fırtınanın ortasından geçip,
En sakin limanına sığınır gibi,
Tüm serseri rüzgarları susturdum,
Sadece senin kokunu duymaya geldim.
Bakma öyle şaşkın ve ürkek,
Senden bir şey istemeye değil,
Sana her şeyimi vermeye geldim.
Gözlerindeki o uçsuz bucaksız evrende,
Kaybolup kendimi bulmaya,
Gönlünün kapısında durmaya geldim.
Bir mülteci gibi çaldım kapını,
Ne olur sorgulama, sorma halimi.
Bir tek senin aşkın temize çeker beni;
Ben kendimden geçtim,
Sadece senin olmaya geldim.
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara-sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi,
Bir-bir yargılayıp asıyorum …
Bu son olsun be… bu son olsun!
Gavsano (Süryanice), mülteci demek. Kendi toprağından kopan, başka toprağa savrulan kişiye denir. Rüzgârın önündeki yaprak gibi. Toprağını yitirmek belleğini yitirmektir.