Ebu Hamza es-Simâli, Zeynü’l-Abidin Ali b. Hüseyin'den rivayet ediyor:
"Kıyamet günü geldiğinde, bir münâdi şöyle seslenir: 'Fazilet ehli ayağa kalksın'. Bazı insanlar ayağa kalkar. Onlara; 'cennete doğru ilerleyin' denilir.
Onları melekler karşılar. Kendilerine; 'nereye?' denilir. 'Cennete' derler. 'He-saptan önce mi?' denilir. 'Evet!' derler. 'Siz kimsiniz?' denilir. 'Fazilet sahibiyiz' derler. 'Faziletiniz neydi?' denilir. 'Bize kızıldığında, kızmazdık; zulmedildiğinde, sabrederdik; kederlendiğimizde bağışlardık' derler. Melekler; 'öyleyse, cennete girin. Amel edenlerin ecri ne güzeldir!" derler. Sonra bir münâdi şöyle seslenir: 'Sabır ehli ayağa kalksın!'. İnsanlardan bazıları kalkar. Onlara şöyle denilir: 'Cennete doğru yürüyün'. Onları melekler karşılar. Onlara da aynı soru sorulur. Onlar da; "biz sabır ehliyiz' derler. 'Siz neye sabrettiniz?' denilir. Onlar;:
'nefsimizi, Allah (c.c)' a itaat etmek hususunda sabrettirdik ve Allah (c.c)' a isyan etmemeye karşı sabrettik' derler. Melekler; 'öyleyse cennete girin, amel edenlerin ecri ne güzeldir!' derler. Sonra bir mümâdi şöyle seslenir: 'Allah (c:c)'ın evindeki komşuları ayağa kalksın!". Insanlardan bazıları ayağa kalkar onların sayıları azdır. Onlara; 'cennete yürüyün" denilir. Onları melekler karşılar. Onlara; "Allah (c.c)'a, evinde nasıl komşu oldunuz?" denilir. Onlar; 'Allah (c.c) için birbirimizi ziyaret ederdik, birbirimizle birlikte otururduk, birbirimize verirdik' derler. Melekler; 'cennete girin, amel edenlerin ecri ne güzeldir!' derler."
Kâsım b. Muhammed, Hz. Âişe (r.a)'den rivayet ediyor:
Peygamber (s.a) yağmur bulutu görünce;
"Allah' ım, zararsız ve afiyetli yağdır!" diye duâ ederdi.
Kâsım b. Muhammed, Hz. Âişe' den naklediyor:
Peygamber (s.a)'den duydum: "En bereketli nikâh, yemeği en sade olan
nikâhtır".
Urve b. Zübeyr, Abdullah b. Amr'dan naklediyor:
Peygamber (s.a)'den duydum;
"Allah (c.c) ilmi, insanlardan bir anda çekip almaz. Fakat önce âlimleri, ilimleriyle birlikte çekip alır. (ortada) Âlim kalmayınca, halk cahilleri başlarına getirir. Onlar sorar, (ötekiler) bilmeden cevap verirler. Saparlar, saptırırlar!"
(Sahih hadis).
Tabiinden Urve b. Zübeyir b. Avvam (r.h) der ki:
"Hikmetli kitaplarda geçer: Eğer sözün tatlı, yüzün şefkat, ferahlık ve teva zu dolu ise, insanlar seni, hediye ve bahşiş dağıtanlardan çok daha fazla sever"