“Neden buradasın? Ölümden korkuyor musun? Halinden memnun musun?” gibi insanlığın varoluşsal sorunlarını çözümlemeye çalışan sevimli bir hikaye.
Renkli resimli sayfalar, zaten kısa olan hikayeye daha da sevimlilik katarak okumayı kolaylaştırıyor.
Sofi’nin Dünyası’nın çok kısa bir versiyonu diyebiliriz. Bu arada, ana karakterin en sonunda rüyadan uyanmasını bekledim uzun süre.
‘Dervişin Teselli Koleksiyonu’nun 3 kitabından gençler için güzel bir derleme.
Küçük Prensin gençlik hâlini anımsatan kapak resmi ve içerikteki çizimlerle harika bir kaynak.
Doğu ve Batı’dan filozoflar, âlimler ve yazarların özlü sözleri ile yüreğinize dokunacak bir eser.
Kitap Fatır Suresi 34. âyet ile bitiyor: “Bizden hüznü gideren Allah’a hamdolsun…”
Jostein Gaarder’ın Sofie’nin Dünyasını anımsattı bana.
Daha önce felsefenin hiçbir alanına ilgi duymamış bile olsa okuyucunun kolaylıkla anlayabileceği sürükleyici bir kitap.
“Çok severim tarih, bilim, mistisizm gibi konularda bir yandan bilgi aktarırken
bir yandan sürükleyici bir hikâye sunan kitapları.” cümlesi ile kitabını özetlemiş.
Bilimin yöntemini ilk sorgulayan Francis Bacon’dan başlayarak günümüz bilim felsefecileri olan Karl Popper, Thomas Khun, Imre Lakatos ve Feyereband’a giden bir yolculuk.
Psikoloji Doçenti Gamze Gizemsiz’in bilim felsefesini roman tarzında anlatacağı kitabı için aynı üniversitede felsefe profesörü İmge Hoca ve editör Erol Bey ile diyalogları.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 1999 mezunu sınıf arkadaşım Doç.Dr. Zerrin Gamsızkan’ın ilk kitabı, ama son olmayacağı kesin!
Okuduğum en iyi hikaye kitaplarından birisi; Sabahattin Ali ve Ömer Seyfettin tadında...
Meslektaşımın kalemine sağlık.
‘Babası Ölünce Çocuk’ öyküsü çok etkileyiciydi. Dün okuduktan sonra değerli bir doktor arkadaşımın babasının vefat haberini almam da çok enteresan oldu.
Felsefeden korkan mistikler ve mistisizmden hoşlanmayan düşünürler: ‘Artık bu ikisini bir araya getirme zamanı gelmedi mi?’
“Yaşam, kalp ve kafanın derinliklerindeki devlerle çarpışmaktır” der Knut Hamsun.
Felsefe kafa ise tasavvuf da kalptir. Kalp Doğu ise kafa da Batı.
İnsanlık ‘kalp ve kafanın’ yaşamdaki sorunlarla yüzleşip, onları bir basamak olarak kullanarak aydınlanması ve sonrasında el ele vermesiyle huzura ulaşacak belki de.
Çıkmazda olduğum bir dönemde okumuştum Dervişin Teselli Koleksiyonu’nu ve ruhen çok rahatlamış ve pek çok kişiye de hediye etmiştim.
“Felsefe öğretmeni bir sûfî” diye tanımlayabilirim yazar Mecit Ömür Öztürk’ü. Kendisiyle tanışarak Dervişin Teselli Koleksiyonu 2’ye Klasik Metin Danışmanı olarak katkıda bulunma bahtiyarlığına eriştim.
Kitaptan etkileyici bazı cümleler:
“Hüzün, Doğu ve Batı’nın ortak meselesidir!”
“Filozofların tesellisi evliyaların tesellisi kadar etkilidir. ‘Keder’ üzerine Seneca’nın söylediklerinin, Hz. Mevlana’nın söylediklerinden eksik kalır bir yanı yok.”
“Acısı olan her insan, tasavvuf ve felsefenin derinliklerinden uzanan ellere ihtiyaç duyar.”
Teselli etmek, bizim kültürümüzde “gönül almak” anlamında kullanılır daha çok.
“Mürekkeplerini damarlarından akan kan gibi yürekten kullananlar: Dostoyevski, Cibran, Rilke, Tanpınar, Goethe’de ruh halimizi aydınlatacak öyle parçalar vardır ki bunlara denk geldiğimizde kendimizi bir evliyanın divanının satırları arasındaymış gibi hissederiz.”