Harmele b. İyas anlatıyor:
Peygamberimizden, bana öğüt vermesini istedim. Şöyle dedi:
"Bir mecliste oturduğunda, oradakilerin ne konuştuğunu dinle. Güzel şeyler söylüyorlarsa, yine oraya git. Ama dinlediğin şeyler hoş değilse, bir daha oraya gitme".
Hakem b.Umeyr’den rivayet olunuyor:
Peygamber (s.a) efendimiz şöyle buyurdu:
"Dünyada yolcu gibi olun! Mescitleri ev edinin. Kalpleriniz incelsin. Çok düşünün ve çok ağlayın. Hevâyı nefisten ötürü ayrılığa düşmeyin. Yoksa oturamayacağınız evler inşâ etmeye, yiyemeyeceğiniz malları toplamaya ve erişemeyeceğiniz hayâller kurmaya başlarsınız".
"Allah'tan hakkıyla utanın! Başınızı tümüyle (göz, kulak, ağız, kafa) koruyun. Karnınızı koruyun. Ölümü çokça anın. Kim böyle yaparsa, mükâfatı cennettir".
Hâzim b. Harmele anlatıyor:
Peygamber (s.a) efendimiz beni yanına çağırdı ve şöyle dedi:
"Ey Hâzim! Lâ havle velâ kuvvete illa billahi'l-Aliyyi'l-Azîm'i çok söyle.
Çünkü bu söz bir cennet hazinesidir".
Hz. Âişe (r.a) Peygamber(s.a)'den rivayet ediyor:
"Uyumuştum. Rüyamda kendimi cennette buldum. Birisi Kur'ân okuyordu. 'Bu kimdir?' diye sordum.
'Hârise b. Numan!' dediler. İşte takvâ, insanı böyle yapar. Birr budur işte...".