Puan vermedi·264 syf.··
2026 1. kitabı
Selamün Aleyküm kardeşim Okuduğum bu eser her yuva kuracak bireylerin okumasına tavsiye ediyorum. Kadın erkek bireylerin evleliklerdeki sorumluluklarını örneklerle dile getirilmiş kitapta. Çocuk yetiştirmekte olan insanlara tavsiyeler içeriyor. Kitapta en çok sevdiğim cümlelerden birtanesi şu oldu "Adam yerine konmak isteyen bir erkek, eşini kadın yerine koymayı bilmelidir ki hak ettiği bir şeyi talep etmiş olsun." Aile kavramının kaybolduğu bu zamanda Aile kurmanın ve korumanın püf noktaları verilmiş eserde. Kolay bir dili var. Heryerini cizipte notlar aldığım eseri kitaplığımın köşesine koyuyorum.
Din İslam
Mü'min EvNureddin Yıldız · Tahlil Yayınları · 20181,088 okunma
Puan vermedi
Yazarın kalemine aşina biri olarak,bu eseri de büyük keyifle okudum.Yine manevi yönden dopdolu bir eserdi.Yazar gayet sade ve net bir şekilde duayı ve kapsamlarını biz okuyucuya aktarmış.16 bölümden oluşan eserdi, duayı derinlemesine anlarken, gücünü de yeniden keşfediyoruz adeta. Dua insanin yaratıcısı ile kurduğu en büyük bağdır.Nitekim Mü'min 60.ayetinde Rabbimiz şöyle buyurur:"Bana dua edin,size cevap vereyim"Burada duanın gücünü anlıyoruz.Dua insanın en büyük sermayesidir.Rabbimiz sınırsızdır, insanoğlu ise sınırlıdır.İnsan unutsa da Rabbimiz unutmaz.Dua bu farkın ayrımına varmaktır.İnsanoğlu ben yapamam dediğinde,rabbine sığınmaktan başka çaresi yoktur.İnsanın narin fıtratı ve kırılgan yapısı nedeniyle duaya fazlası ile ihtiyaç duyuyor aslında.Dua ,kendi güç ve kapasitemize bel bağlamaktan vazgeçip, işimizi ilahi iradaye teslim ettiğimiz noktadır.İnsan duasıyla rabbine döndüğünde ilahi imkan ve hazinelerle de buluşmuş olur.Dua kulun acizliğini ve muhtaçlığını ilan ederek Allah'a yaklaştığı bir ibadettir.Bu yönüyle asıl istikamet dünyevi değil manevi ve uhrevidir.Bu sebeple insan bazı şeylere muhtaç olduğunu unutmamalı,manevi heybesini de rabbine dönerek doldurmalıdır. İlahi emirlere itaat etmekle, duanın kabulü arasında bağlantılar vardır.Emirler Allah'tan insanadır,dualar insandan Allah'a dır.Bu karşılıklı iki akıştan çıkarılan sonuçlardan biri de emre itaatin kuvvetli olmasının duanın kabul durumunu güçlendireceğidir.Pek çok ayette bu konuya değinilmiştir.Ayrıca dualarımızın kabul olmasıyla başkalarından bize ulaşan yardım taleplerine nasıl yaklaştığımız arasında da kuvvetli ilişkiler vardır.Allahtan bir dilekte bulunurken, başkalarının kendisine olan ihtiyacını da göz ardı etmemek gerekiyor. Maneviyat dolu,sade ve çok güzel bir eserdi.Okumamda emeği
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202693 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitap Fuarından Okumalar/3
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 23:32
Oğuz Özdem Hoca'mın kaleminden okuduğum ilk, kendisinin ise yazdığı (yanlışım yoksa) 19. kitabı. Dürüst olmam gerekirse kitabın tarihî bir roman olduğunu bildiğim için sıkılarak, biraz yavaş okuyacağımı düşünmüştüm. Düşündüğüm gibi oldu mu? Olmadı! Gerçekten akıcı bir anlatımla hızlıca bitirilecek bir eser olmuş. Yazarın kaleminin etkisi olduğu kadar hikâyenin güçlü olmasının önemi de var gibi. 1923 yılında yaşanan Türk-Yunan Mübadelesi'ni Palancıoğlu ailesi üzerinden anlatılıyor. Ailemiz herkes gibi mübadeleden etkileniyor. Sırf dinleri Hıristiyan diye anavatanlarından ayrılmak istemiyorlar. Anavatanlarından ayrıldıkları yetmiyormuş gibi Marika ile Andreas evlatlarından, Maria ise abilerinden; Andrea ve Joannes'den de ayrılıyorlar... Bir aile üçe bölünüyor, her biri bambaşka hikâyeler yaşıyorlar. Yıllar sonra, dile kolay 40 yıl sonra üç kardeş birbirlerini buluyorlar ve rahmetli babalarının vasiyetlerini yerine getirmeye çalışıyorlar. Kurgunun gücü, anlatımın akıcılığı, anlatılalanların fotoğraflarla desteklenmesiyle güzel bir eser çıkmış ortaya. Yalnız okuması kolay olduğu kadar yazarken kolay olmadığı, kurguyla gerçeğin bolca harmanlanmış olduğu kesin. Emeğinize sağlık hocam... Elveda Anadolu Oğuz Özdem
2026 Okuma Raporları
Elveda AnadoluOğuz Özdem · Alaska Yayınevi · 20261 okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 4. kitabı
Kitapta peygamberin mucizelerinden tutunda, yaşadığı büyük küçük çaplı olaylara kadar birçok olayın anlatıldığını görüyoruz. (Ozellikle baslangicindaki anlatimini hicbirr siyer kitabında bulamazsiniz diye düşünüyorum) Anlatımı akıcı bir dille yazılmış bencede. Ağır konuların bile ustalıkla üstünden kalkmış. Zaten piyasada da fazla peygamberimizin hayatıyla ilgili kitap olmadığından bence açık ara en iyi siyer kitabıydı diyebilirim. Kitapta bazı önemli ayetlerin nasıl zor zamanlarda nazil olduğunu, olayın oncesini anlatan kisimlarda güzeldi. Tabi Mehdi mavallarina girmeseydi daha iyi olurdu. Ama arapcasiyla Kur'an'da Hüden kelimesiyle geçen bir sıfat vardır ki Hüden zaten mehdi ile aynı anlama gelir ve uydurma hadisler bir yana Kur'an-ı Kerim'in kendisi zaten yaşayan bir mehdidir. Şahsen Peygamberin doğumu öncesinde ve sonrasında hiçbir mucizesi olmasaydı dahi, sadece Kur'an-ı Kerim'in kendisi bile mucize olmaya yeterdi. Beni kitapta en çok etkileyen ve tüylerimi diken diken eden kısım, peygamberin doğumuna yakın yaşanılan fil olayıdır(Ebrehe ordusu bkz: Fil süresi ). Yalnız yanlış hatırlamıyorsam okumama göre tek bir fil arkasında da develer vardı sanırsam. Yani bilinenin aksine fil ordusu yoktu. Yine hadis kaynaklı olduğundan ve pek guvenemedigimden peygamberin mucizelerinin de hiçbirine inanmıyorum demesem de şüpheyle yaklaşıyorum. Ama mesela şu olay Kur'an'da geçtiği için ve iki farklı şekilde yorumlanabildigi için buna inanabilirim diye düşünüyorum: Ay'ın ikiye bölünmesi olayı.(Kıyamet yaklaştı ay yarıldı, bu yorum 1969'da Ay'a çıkarken kazılarla vesaire yapılmış olabilecegi gibi Peygamber Efendimizin Ay'ı ortadan ikiye bölmesi gibi de yorumlanabilir.) Ben yine örnek verecek olursam Miraç hadisesi Kur'an kaynaklı olmadığı için asla ve kata inanmam. (50 vakit namaz
Edebiyat
Hz. Muhammed'in HayatıMartin Lings · İnsan Yayınları · 20173,619 okunma
Hazırbulunuşluluk önemliymiş, hakikaten!
10/10
·288 syf.·
2026 11. kitabı
1k'ya katıldığımdan beri ilk (ve şu ana kadar tek) kez okumaya başladığım bi kitabı "okuyorum" diye kaydetmiştim. Fakat kitabı okuyamadım, baktım okuyamayacağım yarım bıraktım ve dürüst davranıp "yarım bıraktım" kaydını düştüm. Mesele orda kapandı sandım taa ki bi kaç gün önce kitabı bitirip buraya da "okudum" olarak kaydedene kadar. Meğer ben yarım bırakmışım ama sayaç saymaya devam etmiş:) 2 yıl, 3 ay, 8 gün sonra bitirmişim kitabı. Ve aslında (takriben) 2 yıl, 2 ay sonra ben kitaba geri dönmüşüm. Beni kitaba geri döndüren şey Bakara süresinin ilk 5 ayetinin (bi gün nasıl olduysa) beni sarsması oldu. Hayatımda bilmem kaç defa okuduğum ve geçtiğim o 5 ayet aslında ne kadar da etkileyiciymiş. Kur'an'ı tanıtıyor sonra da mü'min'in sahip olduğu özellikleri haber veriyordu. Yani mü'minin tanımı vardı o ayetlerde. Bunu aniden fark ettim ve tekrar tekrar okudum o ayetleri, muazzamdı! Bu ayetlerin tefsirini okuma ihtiyacı hissettim ama tefsir almaya müsait değildi durumum. Meal okumaya devam ettim ama ilerleyemedim (hep böyle olmuştur). Çünkü ayetleri anlamıyordum ve içimde kötü duygular vardı. Tefsire kaydı düşüncem yine ve birden elimde Nouman Ali Khan'ın "Bakara Suresi Sohbetleri 1-2" kitaplarının olduğunu hatırladım, mutlu oldum ve okumaya başladım. Nouman Ali Khan bu kitabında ilk 5 ayetin tefsirini öyle bi şekilde yapmış ki, aynayı kendinize çevrilmiş buluyorsunuz. Ve içinize doğru bi yolculuk başlıyor. O yolculukta Kur'an'a bakışınız müspet anlamda değişiyor, kendi Rab-kul ilişkisiniz hakkında derin düşüncelere dalıyorsunuz. Münafıkların alametlerini okurken de aynayı kendinize dönük buluyorsunuz. Gayba ve Ahiret hayatına iman etmenin kişinin hayatına olan etkisini ve imandaki yerini o kadar açıklayıcı anlatıyor ki hayran kalıyorsunuz. Kitabı bitirince imanınızın
Bakara Suresi Sohbetleri 1Nouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 20231,783 okunma
Mütevatir Hadisler Hakkında İnceleme
Puan vermedi·192 syf.··
2026 18. kitabı
İmam Suyuti (ra), bu eserinde mütevatir hadisleri derlemiştir. Kitap Mehmet Emin Akın'ın (Allah (cc) kendisinden razı olsun) mütevatir hadislerin ne olduğu açıklayan kıymetli bir yazısı ile başlamaktadır. Mütevatir hadisler'in bence en kolay anlaşılabilir tanımını burada aktaralım: "Yalan üzere birleşmesi aklen mümkün olmayan bir grup sika ravinin aktardığı haberler" mütevatir hadisleri oluşturmaktadır. Muhtelif alimler bu konuda bazı sayı kriterleri ya da farklı yaklaşımlar ortaya koymaya çalışmışlardır (Allah hepsinden razı olsun); lakin burada mutabık olunan bir kriter net bir şekilde ortaya konulamamışlar. Bu ilmi tartışmaların sonucunda şöyle bir noktaya varılmıştır. Lafzi olarak mütevatir hadisler çok sınırlı olsa da; mana olarak mütevatir olan hadisi şerifler çokçadır. Ayrıca mütevatir hadisler eğer nesh eden bir durum yoksa amel etme gerekliliği açıktır. Hatta alimlerin çoğu için inkarın da ya amel edilmemesinde ciddi bir vebal vardır. Kitapta geçen bazı hadis-i şerifler Hadis 8 ... Allah'ın Resûlü (sav); "Kıyamet saati kendisine sorulan, sorandan daha iyi bunu bilemez ki" dedi. "Peki, (öyleyse) bana alâmetlerinden haber ver" dedi "Kadının hizmetciliğini yapacağı ve kendisine efendilik taslayacak olan kızını doğurması, yalın ayak, üstü başı çıplak, aç koyun çobanlarının yüksek yüksek binalar yapmalarını görmen" dedi. (Ömer); "Sonra bu adam yanımızdan ayrıldı gitti. Allah Resûlü (sav) bir süre sonra, bana; "Ey Ömer, soru soran -bu adamın- kim olduğunu biliyormusun?" dedi. "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedim. "O Cibril idi size dininizi öğretmek için geldi." dedi.>>> Hadis 14 Ebu Said el-Hudri'den (ra) gelen bir rivayette Allah'ın Resûlü (sav) şöyle söyledi: "Abdest alırken Allah'ın adını zikretmeyenin abdesti yoktur. Hadis 16 Abdullah b. Amr'den (ra): O
Mütevatir Hadislerİmam Suyuti · Misak Dergisi Yayınları · 199248 okunma