Puan vermedi·120 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 08:09
SelamÖncelikle Acımak'ı bu kadar geç okuduğum için kendime çok kızdım. Okumalarıma daha cok #resatnuriguntekin ekleme kararı aldım. Zehra akıllı işinde iyi bir muallime ancak bir yetisi eksik kimseye acimiyor, üzülmenin acımanin zayıflık oldugunu düşünüyor. Ailesinden yalnızca babası hayatta onunla da görüşmüyor, yok sayıyor. Yasadıklarından dolayi babasını suçluyor en ufak bir baba sevgisi hissetmiyor. Birgün bi yakını babası hasta gelip görsün diye haber yolluyor .Gitmekle gitmemek arasında kararsızken son anda gidiyor ama çok geçti. O gitmeden bir saat önce gitse babasi ile vedalasabilecekti ama artik mümkün değildi babasi vefat etmisti. Zehra tüm duygusuzlugu ile bir kenarda bekliyordu. Komşuların merhumu tanımayanların bile yas tuttugu evde Zehra icin sıradan bir merhum da farkı yoktu. Ev sahibi olan yakınları babalarından bir sandik kaldigini soylediğinde once dagıtın diyen Zehra sonra merakına yenilip acıyor. Yirtik çoraplar kumaşlar bir de bir defter bulutor. Defteri okurken aslinda hic birşey bilmedigini anlıyor defter bittiginde hickirarak babasının cansiz bedeniyle vedalaşıyor. Ve Zehra artık acıma duygusuna sahip biridir. Okuyun seversiniz, ben çok sevdim.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 202451,7bin okunma
Kitabın arka kapak sözleri ...
Puan vermedi·288 syf.··
2026 15. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:29
Kendi incelemem değil ama duygu ve düşünceleri oldukça güzel özetlemiş...O yüzden bitirdiğim bu kitabı,arka kapak satırlarını yer vererek noktalamak istedim... ... Bir bardak suda fırtına değil, isyanlar, ayaklanmalar, savaşlar kopuyor bu kitapta ... Dünya tarihine elinizdeki bir bardağın içindeki sıvıya eğilerek bakmak ... Bir bardaktan geçen kare yelkenli keşif gemilerini, Afrika içlerinde avlanıp teknelerin anbarlarına doldurulmuş siyahları, köle tüccarlarını, laboratuvarlarına kapanmış simyacıları,ateş pahası çayı yüksük büyüklüğündeki fincanlarda içen aristokratları,savaş meydanlarındaki kola albaylarını seyretmek ... Tom Standage bu kitapta bunu yapıyor. "Nasıl ki, arkeologlar kullanılan malzemeler temelinde tarihi taş ,bronz çağı,demir çağı vb. dönemlere ayırıyorlarsa" diyor, "dünya tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmak da mümkün. "Ve ayırıyor da: bira çağı,şarap çağı,damıtık içkiler çagı, çay çağı, kola çağı. Elinizdeki bardağın -ya da kadehin-içindeki sıvı yukarıdakilerden hangisi olursa olsun bu kitabı okuduktan sonra ona bir daha eskisi gibi bakmayacaksınız...
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Kırmızı Kedi Yayınları · 20241,221 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:43
“İnsan,kendisini anlamak için göğe bakar;varlığını anlamak için içe bakar.Teleskopla evrenin uçurumuna eğilir,mikroskopla kendi derinliğine” Petrikor..Bilmeyenler için;yağmur damlalarının kuru toprakla buluşmasıyla ortaya çıkan o meşhur ve ferahlatıcı toprak kokusunun bilimsel adı..Hadi o kokuyu burnumuza getiren sayfalara bir göz atalım.. Yokluk ülkesindeyiz,haritalarda aramayın;bulamazsınız!Hepimizin en az bir kere uğradığı ülke burası.Geç kalmaların,ifade edilememiş söz ve duyguların,birbirlerine ulaşamamış insanların,ihtimallerin ülkesi.Ve burada ismi olmayanlarla beraberiz;adam ve kadın ile.Kendini ve anlamını bulma hikayesi bu,hoş geldiniz! Kadın ve adam..Lapis ve Oasis gezegenleri..Gezegenler üzerinden insan ruhunu aralıyoruz.Her gezegenin de kendine ait bir karakterinin bir ruhunun olduğunu görüyoruz.Ve tabi ki adam ve kadın..Bir ofis ortamında iletişimden uzak bir çekimle başlayan bir ilişki.Adam gayet sıradan,insan ilişkilerinde samimi,başarılı,yalnızlığın huzurunu değerli bulan,kendi yolunda ilerleyen biri.Kadın ise mesafeli,yer yer değişken. ‘Adam artıydı, kadın eksi;aralarındaki denge tam da bu’demiş kitap,katılmamak ne mümkün.Birbirlerine yaklaşmaması gereken Lapis ve Oasis gezegenleri gibi onlar..Birbirlerinin çekim güçlerine dayanamayan iki ruh ve onların sessiz savaşı okuduğumuz. Aşk nedir?Fedakarlık adı altında,kişinin kendisinden vazgeçmesine aşk denilebilir mi? Beklentisiz başladığım bu kitabı bitirdiğimde hala karakterlere kızmaya devam ediyordum. Aşk’ın o sıcak yumuşatıcı etkisine kapılmak,akışta süzülmek varken neden kaya gibi olmayı seçer insan?Ya da neden azıcık kendini de düşünmez,gözünü açmaz kişi?Kendi kendime kızdım tamam da yok mu sanki çevremde/çevremizde böyle toksik sayılabilecek ilişkiler?Sağlıklı ilişki kuramayıp da gel
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202677 okunma
10/10
·864 syf.··
2026 97. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:37
Selamlar. Kitaplığımda ki okumadığım kitapları bitirmek adına başladığım serüvende bugün ki eşlikçimle geldim. Baştan söyleyeyim acayip minnoş bir yazarı var. Ara ara kitapla ve karakterlerle alakalı dedikodu yapmak bana çok iyi geldi. Gelelim konumuza! Asude bir mağazada satış görevlisi olarak çalışıyor. Aslında kendisi veterinerlik mezunu ama malum ülkemizde üniversite bitirmek yeterli bir kaide sayılmıyor artık. Ancak o halinden memnun. Çünkü annesi ve babasıyla Çanakkale'de azıcık aşım kaygısız başım, sağlıklı ve mutlu bir hayatı var. Ta ki babasının son dönem ki durgunluğuna kadar. Bu durgunluğun sebebini öğrendiklerinde ortalık baya karışıyor. Babası amcası için kefil olmuş ve borçlar almış başını gitmiş. Yılların emeği ile alınmış evde tehlikede. Asude iş yerinde arkadaşına bu durumu anlatırken çarşıda birkaç kez gördüğü o adam da bunları duymuştu. Savaş evlenmek istemiyor ama babaannesinin de dayatmalarına artık dayanamıyordu. Asude'ye bir teklifte bulundu. Kaçınılmaz ve bayıldığım o klişe ortaya girdi. Anlaşmalı evlilik! Kitapta resmen Asude ve iç sesleri beni krize soktu. Asude'nin halasından ve amcasından ivedilikle nefret ettim. Tamam. Maalesef her ailede böyle akrabalar vardır ama bunlar çok ekstraydı ya! Melike hepimizin aradığı ama çoğumuzun bulamadığı o mantık tarafımızın konuştuğu arkadaştı. Ben bu kızdan razıyım. Savaş ile alakalı kararı mı sayfalar ilerledikçe şekillendi diyebilirim. Çünkü başlarda evlenmek için daha doğrusu evlenmemek için kurduğu sebepler bana pek mantıklı gelmemişti.Ancak ileriki sayfalarda ailesine karıştıkça ve anne - baba durumunu öğrenince bir taşlar yerine oturdu. Çünkü kitabın başından beri Savaş Ali'nin anne ve babası ile alakalı bir bilinmez vardı. Ayrıca Sinop'a yani savaşın ailesinin yanına gittiklerinden sonra kitapta
1000Kitap
GönülçelenOrenda · Lapis Kitap · 202620 okunma
10/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:54
Kusurdaki Bilgelik kitabı, Japonların wabi-sabi yaşam anlayışını günlük hayata uyarlamayı anlatır. Temel mesajı, kusursuzluğu kovalamak yerine hayatın eksik, geçici ve kusurlu yönlerini kabul ederek daha huzurlu ve anlamlı bir yaşam sürmenin mümkün olduğudur. * Hiçbir şey mükemmel değildir; kusurlar insanı ve hayatı değerli kılar. * Her şey değişir ve geçicidir. Bu gerçeği kabullenmek, kaygıyı azaltabilir. * Azla yetinmek, sade yaşamak ve gereksiz tüketimden uzak durmak iç huzuru destekler. * Kendini başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi yoluna odaklanmak önemlidir. * Doğayla bağ kurmak, anda kalmak ve küçük güzellikleri fark etmek yaşam kalitesini artırır. * Hataları başarısızlık değil, öğrenme ve gelişme fırsatı olarak görmek gerekir. Kitap, felsefi anlatımın yanı sıra günlük hayatta uygulanabilecek küçük öneriler ve düşünme egzersizleri de sunar. Ana fikri, “kusursuz bir hayat yerine, kusurlarıyla güzel ve anlamlı bir hayat yaşamaktır.”
Kusurdaki Bilgelik Wabi - SabiNobuo Suzuki · Nepal Kitap · 202487 okunma
MART MENEKŞELERİ İNCELEME
Puan vermedi·278 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:05
Sarah Jio’nun eserlerinden biri olan Mart Menekşeleri adından da anlaşılacağı üzere bizi Mart ayının o kendine has, uyanışı ve hüznü bir arada barındıran atmosferine davet ediyor. Kitap, arka planına menekşelerin zarafetini ve kokusunu zarifçe yerleştirirken, okuyucuyu hem buruk hem de umut dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap çok çok sevdiğim biri tarafından hediye edildi o yüzden benim için çok özel . Genel hatlarıyla hikaye, ana karakterimiz Emily’nin eşi tarafından aldatılması ve ardından gelen sancılı boşanma süreciyle başlıyor. Emily, bu ağır duygusal yükü ve yaşadığı derin acıları geride bırakabilmek, ruhunu şifalandırmak için bir adaya sığınır. Fakat bu ada, onun için sadece bir kaçış noktası değil, aynı zamanda hayatının tamamen yön değiştireceği bir dönüm noktası olur. Adada hem yeniden aşkı bulur hem de geçmişin tozlu sayfalarından çıkıp gelen gizemli bir günlükle, kendini bambaşka bir hikayenin tam ortasında bulur. Kitaba dair kendi deneyimime gelecek olursak; dürüst olmak gerekirse ilk sayfalar biraz durağan ve sıkıcı gelebiliyor. Ancak olayların içine dahil oldukça hikaye inanılmaz bir sürükleyicilik kazanıyor. Yazar, merak unsurunu o kadar canlı tutuyor ki, sayfalar arasında ilerlerken sürekli tahminlerde bulunmaktan ve detayları birleştirmeye çalışmaktan kendinizi alamıyorsunuz. ### Eleştirel Bir Bakış Kitap genel anlamda çok başarılı bir kurguya sahip olsa da, anlatım dengesinde bazı aksaklıklar hissettiğimi belirtmeliyim: Geçmişin gizemini barındıran Esther’ın hikayesine ne kadar derin ve güzel değinildiyse, günümüzde geçen Emily’nin hikayesi bir o kadar gölgede kalmış gibiydi. Yazarın Emily’nin dünyasını biraz aceleye getirdiğini hissettim. Özellikle kitabın son kısımları, sanki sayfa sayısı daha fazla uzamasın diye aceleyle kestirip atılmış izlenimi
1000Kitap
Mart MenekşeleriSarah Jio · Epsilon · 202425,8bin okunma