6/10
·368 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 22:36
Kitabın konusu: Gençliğinden beri Elena'yı seven Vlad, onunla evlenmiş ve Amerika'ya gelmesini sağlamıştır. Ancak bu evlilik tamamen birbirlerinden ayrı yaşanırken Elena'nın da Vlad'a olan duyguları çok farklı değildir. Ben bu kitabı sevemedim ya. Sevmeyi çok istedim çünkü hem Rus'un hikayesini çok merak ediyordum hem de beklentim yüksekti ama olmadı. İkisinin de birbirini sevdiği bariz belliyken bir türlü kavuşamamalarını okuyoruz zaten. Sevdiğim kısımlar yine Aşık Erkekler Kitap Kulübü ve bu sefer ekstra olarak Yalnızlar Kulübü'ydü. Birbirleriyle olan arkadaşlık ilişkilerini, birbirlerini aile gibi görmelerini çok sevdim. Umarım beşinci kitap Colton'un hikayesidir çünkü onu merak etmeye başladım cidden. Her seferinde Gavin'i görünce de ayrı bi mutlu oluyorum. İlk göz ağrım resmen adam. Kitap özellikle ikinci yarısından sonra daha da yavaş aktı. +18 bir kitaptı. Spoiler olabilecek yorumuma gelirsek Elena'nın bazı düşünceleri beni deli etti. Michelle'nin kapısına gidip konuşurlarken size izin veriyorum birlikte olabilirsiniz demesi, Vlad'ın şu an onu istediğini ama daha sonra istemeyeceğini düşünmesi? Ya sen müneccim misin kızım? Onun dışında tam böyle bi şeyler yaşayacaklar diyorum birbirlerine saçma sapan konuşuyorlar. Bir iyi bir kötüler valla ben de sıkıldım. Yani bütün bunlar yerine yavaş yavaş birbirlerini sevdiklerini falan fark etselerdi keşke. Ama maalesef. Bu versiyonu da farklı olmuş ama bir türlü beni içine çekemedi. Bi Elena'ya kızıyorum bi Vlad'a kızıyorum, kafayı yedim. Halbuki üçüncü kitaptan sonra o kadar umutluydum ki bu kitaptan... Kısacası ben kitabı çok sevemedim. Yine de Rus'un hikayesini benim gibi merak ediyorsanız okuyabilirsiniz, kişisel olarak güzel bir hikayesi vardı. Bugünlük yorumum bu kadar, kendinize iyi bakın!
Aşık Erkekler - Söz Ver BanaLyssa Kay Adams · Nemesis Kitap · 2024143 okunma
Hekim ve Müneccim
10/10
·314 syf.··
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 20:40
Geçmişin kasvetli gölgesinde yaşanan,lanetli,bulanık bir şimdiki zamana hapsolmuş kalmış, öylece soluk alıp veriyordu… Kötü bir şey yapanlarla kaçanlar yakalanır sadece..
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20232,033 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 20:01
Size bir sır vereceğim, yazarın okuduğum ilk kitabı oldukça sade ve etkileyici bir anlatıma sahipti. Kitap, aslında zamanın mevcut olmadığını, sadece anın var olduğunu vurguluyor. Din, rüyalar, ilim, tasavvuf ve enerji konularına derinlemesine değinilmiş; detaylı araştırmalar sonucu yazıldığı çok belli. Okura aydınlatıcı bilgiler sunan bu eser, okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor. Kitap sayesinde yaşadığımız dünyadan bilmediğimiz alemlere doğru oldukça etkileyici bir bakış açısı, kazanmak mümkün oluyor. Keyif ve feyz alarak okudum şahane bir kitap. Keyifli okumalar, kitaplarla kalın...
Size Bir Sır VereceğimMustafa Kaya · Fenomen Kitaplar · 20171,944 okunma
Tek bir taht, kaç kişiyi tahtından edebilir?
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 10:27
Güç... Hem gösterişli hem tehlikeli. Hem lezzetli hem zehirli. Ama daha önce hiç bu krallıktaki gibi yazgıyı altüst etmemişti. . Kral Lozard, eşi Sara ile krallığını yönetirken bir amacı vardı: hem soylu bir kral olacak hem de topraklarını genişletecek. Bunu da adaletle yapacaktı. İki oğlu, David ile Edward, onun varisi olarak bu krallığı sürdürecekti. Ama krallığın eski bir karanlık geleneği vardı. Her prensesin, prensin korkulu karabasanı. Peki, neydi bu? Kim, neden böyle bir geleneği başlattı? . Hizmetçiler arasında güzelliğiyle öne çıkan Alexandra, gözünü yükseklere dikmişti. Geldiği yerde hedefe ulaşmak için her adım kutsaldı onun için. . Car Mina... Edward ile evli bir prensesti, bir çocuk bekliyordu. Ama doğumda herkesin yaşamı altüst oldu, başta Car Mina'nın. Artık ilişkisi çatırdamıştı. Aylar sonraysa yeni bir bebek daha dünyaya gelecekti. Ama bu kez işler sonsuza dek değişecek, krallık hiç olmadığınca karanlık günler yaşayacak, kan gövdeyi götürecekti. Herkes layıkını yaşayacaktı, Müneccim de öyle demişti. . Gizemli bir ölüm fitili ateşlemiş, geri dönülmez olayların başlamasına neden olmuştu. Bir yanda Kral Lozard öfkeyle kalkarken diğer yanda Edward, varis olarak hakkını alabilmek için çırpınıyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar sır üstüne sır kapanıyor, kan hiç durmadan damarlardan akıyordu. Başkomutan William'dan başhizmetçiye, temizlikçilerden prenseslere dek tüm işler arapsaçına dönüyor, gerilimle gizem hiç bitmiyor. Ta ki son satıra dek. . Krallık artık hiç olmadığınca acı çekiyor, yine de umut kırıntısı ufukta göz kırpıyordu. Ya da öyle sanılıyordu. Güzelliğin baş döndürdüğü, kılıcın kan akıtmadan kınına girmediği, herkesin bir sırdaşı olduğu bu kurguda insanlığın bazen sevgi, bazen güç, bazen de saf iyilik-kötülük adına akıl almaz işler yaptığına tanık
1000Kitap
Kanlı OyunHamza Kızılırmak · Octopus Yayınevi · 202521 okunma
Polisiye bunun neresinde? tamamen saçmalık festivali.
2/10
·117 syf.··
2025 95. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 13:18
Bu kitap hakkında okuduğun tüm incelemeleri unut ve hemen bunu oku. Çünkü ben diğer incelemeleri okurken saçmalıktan kriz geçirdim, hepsi aynı şeyi yazmış. Ve kitaba övgüler yağdırmış?? Kitap iki puanlıktı en fazla. Beğenmedim, başka okunacak kitap kalmasa bile okumam denilecek bir kitaptı ama hem çok sevdiğim birinden hediye olduğu için hem de meraklandığım için başlamış bulundum. Katlanamadım fakat inceleme yazacağımı bir kere söylediğim için mecbur dayanmak zorunda kaldım, uzun oldu ama umarım seversin. Normalde bir insanın neyi okuyup neyi okumadığı, sevip sevmediği ya da kaç puan verdiği beni pek alakadar etmez. Ama edebi değeri çöp olan, derinliği olmayan, neresinden tutsam elimde kalan şu sözde cinayet(?) kitabını okuyup sanki harikaymış gibi 7-8 puan yazamazsınız. Çünkü öyle değil, bu kitabı sevenlerin aklını kullanacak kapasitede olmadıklarını düşünüyorum. Ya da “ali ile lale el ele” olayından sonra direkt olarak bunu okumuşlardır ve woaw aman tanrım! Bu ne mükemmel bir yazım dili, bu ne gizem, polisiye falan demişlerdir. Kitabın yazarı olan Edgar Allan Poe’nin “polisiye kitaplarının babası” olduğunu savunanlar ve yazarın diline ayılıp bayılanlar var? Başka kitabını okumadım ve asla okuyacağımı da sanmıyorum ama şu kitaptan bile harika bir dili olmadığını anlayabildim. Ve kitaba yazılmış olan incelemeleri gördüm. Birisi “bu kitap sonraki polisiye yazarlarına ilham vermiş, çoğu bundan esinlenmiştir” falan yazmış. Bence sonraki polisiye yazarları “Bu ne kadar saçma sapan bir kitap, böyle yazmamak için çok çaba sarf etmem lazım” diye düşünerek bakmışlardır bu kitaba, esinlenme falan olayın abartısı yani. Kitap iki ayrı hikayeden oluşuyor ama birbirinin devamı niteliğinde ikisi de. Anlatıcı 1800’lü yıllarda Paris’te iken Auguste Dupin isimli biriyle tanışıyor,
Morgue Sokağı CinayetleriEdgar Allan Poe · Puslu Yayıncılık · 202419,3bin okunma
Adam işi biliyor
9/10
·227 syf.··
2025 75. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 00:01
Bir suikast bürosu... Büroya gelen müşterilerin ortadan kaldırtmak istedikleri kişi ile ilgili sunmaları gereken tek şey; varlıkları ortadan kalktığı zaman bunun diğer insanlara yarar sağlayacak olması, bir diğer deyişle öldürülen insanların etik açısından doğru olmayan bir davranışının bulunması. Hall adında genç bir karakter çıkıyor karşımıza. Hall, Suikast Büro'sunu bulup dağıtmak isteyen biri. Nitekim büroyu buluyor, büronun kurucusu aynı zamanda şefi olan kişi ile konuşmasından sonra öldürtmek istediği kişinin o olduğunu söylüyor. Bu sayfadan sonra Jack London sizi alıyor ve uzun bir kovalamaya çıkarıyor. Çokça merak ve heyecan unsuru barındıran bir kitap. Bunların yanında felsefi ve siyasi içeriklerin de bulunması çok hoşuma gitti, dolu dolu efsane bir kitaptı. Bir puan kırmamın sebebi ise daha vurucu sahneler beklemiş olmamdı. Böyle söyledim diye sakın vurucu sahneler yoktu sanmayın, vardı hatta okuduktan sonra başıma ağrılar girecek kadar ama yazarın diğer kitaplarının yanında sönük kalıyordu. Başlıkta da dediğim gibi "adam işi biliyor", Jack London yazarlık işini çok iyi beceriyor. Kendi tarzından çok farklı olan bir gizem-gerilim kitabı yazmak her sanatçının harcı değil bana göre. Kesinlikle okumalısınız!!!
Suikast BürosuJack London · İthaki Yayınları · 20192,769 okunma