Küçük alışkanlıklar yeni bir kimliğin kanıtlarını sağlayarak anlamlı bir
fark yaratabilir. Ve bir değişim anlamlıysa gerçekten büyük demektir. Küçük ilerlemeler kaydetmenin paradoksu budur.
sadece sesi güzel insanların şarkı söyleyebileceğine kim inandırdı sizi? karşınızdaki insan sesi güzel olmadığı halde şarkı söylüyor, şarkıcı olduğunu iddia etmiyorsa, resim karalıyor ressam olduğunu iddia etmiyorsa ( ki bu kısmı tartışılabilir herkes kendi eserini değerli bulur...) size de halt etmek düşer. üni. yıllarımda okmuş görmüş geçirmiş insanlardan böyle bir zorbalık görmüştüm. Şimdilerde diyorum ki hayatın kıyısında dolaşıp kendini ortaya koyamayan ; kendini ortaya koysa da başkasının yaşantısında kontrol sahibi olmaya çalışan her şeyin ölçüsünü kendi standartlarından ibaret sayan bu kişilerin içinde mutlu olmak , farklı bir şeyler ortaya koymak pek de mümkün değil. Sırf onların standartlarına uymuyorum diye aykırı ilan edilmiştim... şükrolsun ki resmim de güftem de bestem de Allaha arz ediyorum. Şükrolsun ki hesabım da işim de ALLAH ile insanlar ile olsa napardım...
Kimliğiniz alışkanlıklarınızdan doğar. Önceden belirlenmiş inançlarla
doğmazsınız. Kendinizle ilgili olanlar da dâhil her inanç tecrübeyle öğrenilir ve inançlara şartlanılır.