Ekimden beri çevremde sesi kısık bir cenahtan şunları duyuyorum: Filistin bunca silahı nereden bulmuş? Düne kadar bu insanlar sapanla savaşırken nasıl böyle bir ordu kurmuş? Kimden yardım almış? Hamas da İsrail'in bir planıymış, kendi ajan ordusuymuş.
Herkes konuşur, biz okuyalım. Kitap Filistin davasını her detayı ile ele alan çok kapsamlı bir kaynak. Hamas'ı ve İhvan-ı Müslim'i kuruluş gününden başlayarak anlatıyor. Aklınızda hangi soru işareti varsa hepsini tarihiyle, kanıtıyla karşılayan bilgiler içeriyor. Hem Hamas'ın tüzüğüne yer verilmiş hem de cihad sever bir toplum için önerilere. Osmanlı'ya teşekkürler de okuyacaksınız Ümmete sitemler de. Filistin davasından bağımsız olarak İslam'ın duruşunu ve dünyanın İslami direniş gücüne olan tutumunu da detaylarıyla okumuş olacaksınız.
Okumayacak olanlara yine de kitabın genelinden derleme bir tarihçe yazmak istiyorum;
27 Nisan 1909 Sultan Abdülhamid tahttan indirildi.
1918 Osmanlı / Türkiye Kudüs'ten çekildi.
1919 Bölgeye İsrail göçü başladı.
1921 İzzettin el Kassam büyük tehlikenin farkındaydı, cihad sever ordular ve gençler hazırlamaya başladı. Hem Kuran ehli bir nesil yetiştiriyor hem de savaşmayı öğretiyorlardı.
1936 İngilizler ve Araplar anlaşarak Kudüs toprakları üzerinde paylaşım yaptı ve Filistin'e teslim olma çağrıları yapıldı.
1945 İngiltere Başkanı Eiden'ın fikri üzerine Arap Ülkeleri Birliği kuruldu.
1947 BM Filistin'in bölünmesine karar verdi.
1948 İngiltere Filistin'den çekildi ve toprakları Araplara ve yahudi Haganah Örgütü'ne teslim etti.
1948 Peygamberimiz (sav) diğer kabilelerle savaşırken nasıl Kureyş desteği istemediyse İhvan Cemiyeti de Arap yardımı istemiyordu. Fakat zehirli 'yardım' baskısı devam etti. İhvan'ın savunduğu cepheler 'yardım' ile kaybedildi. Mısır'da Hasan el-Benna 10.000 kişilik
İnsan bir avuç çamura ruh üfürülmesi sonunda yaratılmış hayreti mucib bir yaratıktır. İslam sanatı insana bu esas üzere hitap eder. Cahiliye sanat ise sadece çamur tarafını üstün tutar.
Ben Gorion (Eski İsrail Başbakanı):
Benim en çok korktuğum şey Arap dünyasında yeni bir Muhammed'in çıkmasıdır.
Şimon Perez (Eski İsrail Başkanı) 1978 seçim propagandaları sırasında yaptığı bir konuşmasında şunları söylüyor:
İslam, kılıcını çekmiş olduğu sürece bölgede barışın gerçekleşmesi mümkün değidir ve İslam kılıcını kınına sokuncaya kadar biz geleceğimizden emin olamayız.
İsrail radyosunun siyasi yorumcusu, 5 Eylül 1987 tarihinde
akşam 22.30'da yaptığı açıklamada șunları söyledi:
Yahudilerin ve dostlarının bilmesi gerekir ki, İsrail'in karşı karşıya bulunduğu gerçek tehlike İslam ruhunun yeniden uyanışa geçmesidir. İsrail'i sevenlere düşen, İslam ruhunun sönük halde kalması için gayret sarfetmesidir. Çünkü bu ruh yeniden alevlenirse sadece İsrail tehlikeye düşmeyecek, bütün Batı uygarlığı tehlikeye düşecektir.
Hayin Hertzog (Eski İsrail Başkanı), Jerusalem Post gazetesinin 25 Eylül 1987 tarihli sayısında yer alan açıklamasında şunları söylüyor:
İslami uyanış hareketinin bu şekilde korkunç bir hızla ortaya çıkması bütün diplomatik heyetlerin ve bundan da önce Amerika haber alma teşkilatları elemanlarının derin bir uykuda olduklarını gayet açık bir şekilde ortaya çıkardı.
Ha Arts gazetesinin 12 Şubat 1979 tarihli sayısında yayınlanan röportajda bir Yahudi sorumlusu şöyle diyor:
Bizi üzüntüye sokan gelişme, Filistin'deki Arapların kavmiyetçi zemin üzerine oturmuş tutumlarının dini zeminlere doğru kaymasıdır.
Aynı yetkili daha sonra șunları söylüyor:
Ortadoğu'daki istikrarı ve Afrika kıtasının büyük bir bölümünü tehdit eden gerçek bir tehlike sözkonusudur. Bu tehlike, aşırı dincilerin gerçekleştirdiği şümullu İslam devriminin yaygınlaşmasıdır.
Beyaz Saray'ın Ulusal Güvenlik işleri Danışmanı Brizenski şunları söyledi:
ABD'nin, Amerikan yönetiminin ve İslami
Hindu-kuş dağlarının tepelerinde parlak bir durum oldu. Buralardaki kahramanlar Rusya'yı perişan ederek, ayaklarının üstüne geriye dönmek zorunda bıraktılar, birliklerini dağıtıp, aşağılık, zelil bir halde geri çekilmeye mecbur ettiler. Ama diğer küfür devletleri bu durumu görmezden gelerek, mücahitlerin bașarısına olumlu bakmadılar. ABD başkanı Reagan kendisi bizzat Hikmetyar ile görüşmek istedi, Hikmetyar kabul etmedi. Sonra kızı Morin Reagan ile bir mektup göndererek görüşme isteğini tekrarladı. Hikmetyar yine kabul etmedi. ABD Kongresi tarafından davet edildi, bunu da kabul etmedi. Yunus
Halis, Reagan'la görüştü, onu İslam'a davet etti. Halis, BM temsilcisi Cordovez ile görüşmeyi birkaç kez reddetti. Müiceddidi "Biz Rusya ile görüşmeyiz." diye açıklamada bulundu. Rusya Dışişleri görevlisi Vorosntov, Rabbani ile görüşme talebinde bulununca Rabbani bazı şartlar ileri sürdü.
Bunlar:
1-Görüșme Suudi Arabistan, Pakistan gibi bir İslam toprağında gerçekleşecekti.
2-Görüşmeler Afganistan'da teşkil edilecek yönetimin mahiyeti ile ilgili olmayacaktı.
3-Rusya heyeti mücahit heyetinden önce salona girecek ve mücahit heyeti içeri girince ayağa kalkacaktı.
4-Mücahitler Ruslar ile el sıkışmayacaktı.
Voronstov bütün bu şartları kabul etti. Görüşmeler sırasında,
Voronstov, Rusların Afganistan' dan çekilmesinden sonra, biraz olsun prestijlerini kurtarmaları için, oluşturulacak yeni hükümete Necib'in adamlarından da üç bakanın alımasını istedi.
Bunun üzerine mücahitler:
"İslam komüniste hayat hakkı tanımıyor 'Kim dinini değiştirirse öldürün.' diyor, bir komüniste yönetim hakkı nasıl tanınır." dediler.
Rusya, elinde mücahitler tarafından imzalanmış bir tek kağıt bulunmaksızın Afganistan'dan kaçtı.
Hamas, kimliğini ve İhvan-ı Müslimin'in bir kolu olduğunu
açıklayınca bütün dünya sallandı ve küfür devletleri her tarafta şimşek gibi çakmaya başladılar. Filistin Meclisi bu devletlerin işaretiyle toplandı ve üzerine oturacağı bir karışlık toprak parçasına sahip olmayan Filistin devletinin kuruluşunu ilan etti. (Cezayir'de Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Başkanı Yasser Arafat (Ebu Ammar) 15 Kasım 1988'de Filistin Devleti'nin kuruluşunu ilan etti.)