Allah ile aldatmanın toplum ölçeğinde hangi
kahırlara mal olduğunu anlamak isteyenler
genelde tüm İslam dünyasına özel olarak da
Taliban Afganistan’ına bakmalıdır
Hindu-kuş dağlarının tepelerinde parlak bir durum oldu. Buralardaki kahramanlar Rusya'yı perişan ederek, ayaklarının üstüne geriye dönmek zorunda bıraktılar, birliklerini dağıtıp, aşağılık, zelil bir halde geri çekilmeye mecbur ettiler. Ama diğer küfür devletleri bu durumu görmezden gelerek, mücahitlerin bașarısına olumlu bakmadılar. ABD başkanı Reagan kendisi bizzat Hikmetyar ile görüşmek istedi, Hikmetyar kabul etmedi. Sonra kızı Morin Reagan ile bir mektup göndererek görüşme isteğini tekrarladı. Hikmetyar yine kabul etmedi. ABD Kongresi tarafından davet edildi, bunu da kabul etmedi. Yunus
Halis, Reagan'la görüştü, onu İslam'a davet etti. Halis, BM temsilcisi Cordovez ile görüşmeyi birkaç kez reddetti. Müiceddidi "Biz Rusya ile görüşmeyiz." diye açıklamada bulundu. Rusya Dışişleri görevlisi Vorosntov, Rabbani ile görüşme talebinde bulununca Rabbani bazı şartlar ileri sürdü.
Bunlar:
1-Görüșme Suudi Arabistan, Pakistan gibi bir İslam toprağında gerçekleşecekti.
2-Görüşmeler Afganistan'da teşkil edilecek yönetimin mahiyeti ile ilgili olmayacaktı.
3-Rusya heyeti mücahit heyetinden önce salona girecek ve mücahit heyeti içeri girince ayağa kalkacaktı.
4-Mücahitler Ruslar ile el sıkışmayacaktı.
Voronstov bütün bu şartları kabul etti. Görüşmeler sırasında,
Voronstov, Rusların Afganistan' dan çekilmesinden sonra, biraz olsun prestijlerini kurtarmaları için, oluşturulacak yeni hükümete Necib'in adamlarından da üç bakanın alımasını istedi.
Bunun üzerine mücahitler:
"İslam komüniste hayat hakkı tanımıyor 'Kim dinini değiştirirse öldürün.' diyor, bir komüniste yönetim hakkı nasıl tanınır." dediler.
Rusya, elinde mücahitler tarafından imzalanmış bir tek kağıt bulunmaksızın Afganistan'dan kaçtı.
Afganistan’da yaşayan iki çocukluk arkadaşı Emir ve Hasan’ın gözünden anlatan bir romandır. Emir, zengin ve nüfuzlu bir babanın oğlu, Hasan ise babasının hizmetkarının oğludur. Hasan, Emir’e karşı sadık ve fedakardır, ancak Emir onu bir gün korumak yerine terk eder ve bunun pişmanlığıyla yaşar. Yıllar sonra Emir, Hasan’ın öldüğünü ve oğlunun tehlikede olduğunu öğrenir ve onu kurtarmak için Afganistan’a geri döner. Bu sırada ülke, Sovyet işgali ve Taliban rejimi altında acı çekmektedir. Emir, geçmişin yaralarını sarmak ve Hasan’a olan borcunu ödemek için mücadele eder.