Çaresizliğin, yaşam ile ilgili endişelerin, hastalığın insanlar üzerindeki psikolojik etkilerini ele alan bir kitap. Kitaptan insani duyguların adım adım kaybedilmesi çok güzel işlenmiş. Ardından sahte güçlülerin kurduğu baskının yıkılmasıyla hikaye zirveyi yaşamış.
Tüm insanlığı etkileyen bir tehdit karşısında önce elinden geleni yapmaya çalışıyor. Ancak iş çığırından çıktıkça insanların vahşileştiğini okuyoruz. Özellikle karantinadan çıktıktan sonra sokakların tasvir edildiği bölüm beni derinden etkiledi. Bizler kendimizi bu dünyanın efendisi zannederken, Yaradanın bize verdiği her bir nimete muhtaç onun bahşettiklerine bağımlı varlıklarız. Hayvanlardan en temel farkımızı düşünme becerisi olarak niteleyenlerimiz bile var. Halbuki en ufak kaostan, problemde bencilliğin ve kibrin kıskacına kapılan insanların hayatlarını idame ettiremeyecek hale gelebileceğini gösteriyor kitap.
Kitapta körlüğü bulaşmasının, tek bir kör olmayan kişinin sırrını çözmeyi merakla okudum. Ardından klise sahnesinin ideolojisini anlamaya çalıştım. Bunların arkasının boş kalması ve finalin alelade bir biçimde bağlanmış olması kitabın başarısını düşürmüş olmalı.