Herkes gökyüzüne bakardı düşlerini yıldızlardan kaydırmak için, bense düşerdim düşümden kayan her bir yıldızla. Gece olunca uyuturdu onlar yalnızlıklarını, benim kimsesizliğim geceye uyanırdı. Soğuktu bütün karanlıklar ve masalları yoktu başucumun üstelik. Susardım simsiyah bir gökyüzüne avaz avaz, birilerinin kaybolmuş sesinden.
Hep bir yerden yakaladım sanıyor insan yarını, sonra bugünü hep zarar ziyan. Azimle çabalıyoruz kurtarmak için dünün koma halini lâkin daha biz besmele çekmeden yükselebiliyor sâlâ...
Yürümek ne zor şeymiş iki ayağının üzerinde dim dik. İnsan, takati kalmayınca anlıyor ve şimdi düşmek desen bana, inan ki kalkabilmenin yoktu başka çaresi!