On dört yaşımın Ankara'sına...
Acaba çocukluk mu kentleri güzelleştirir anılarda?
Yoksa gerçekten de yıllar geçtikçe bozuyor muyuz onları?
Sonradan ne zaman gitsem sanki o güzel, güneşli günleri bile yitirmiş,
eskimiş, hoyratça tıka basa doldurulmuş çirkin bir kent gördüm yalnızca...
O büyük bulvarların, düzenli yeni binaların, büyük boşlukların, güneşli tepelerin, bahçeli, güzel evlerin yerini zevksiz, sıkıcı, içinde oturmanın bile bezdirici olduğu sıradan apartmanlar aldı...
"Senden ayrı olduğum bir tek an yok, çok uzaklarda olsan bile seni taşıyor her şey kokular, sesler, seslenişler, ne zamandır görmüyor gözlerim, unuttum tanıdığını ne varsa, bir tek senin yüzün, çok uzaklarda olsan bile... "