Kur'an'ın "Kalplerinde hastalık olanlar" buyurduğu kimselerin hepsi münafık değildir. Elbette münafıkların bir kısmı buna dâhildir. Ama kalbinde hastalık olan herkes münafıklar zümresinde değildir. Bazen mümindir; ama kalbinde hastalık vardır. Bu hastalığın anlamı nedir?
Bunlar, ahlaki ve kişisel zaaflar, heva perestlik ve çeşitli bencilliklere eğilimdir. Eğer önlem almazsan ve bunlarla mücadele etmezsen, imanı senden alıp içini boşaltırlar. İman senden alındığında, kalbin imansız ve görüntün imanlı olur. Böyle bir kimseye münafık denir.
Allah göstermesin eğer benim ve sizin kalbiniz, görüntümüz, imanlı bir görünüş olduğu hâlde imandan yana boş olursa, dilimizde iman dolu sözler olduğu hâlde, gönlümüzde inanç ve imanı kaybetmişizdir.
Meselâ bir kimse, Allah’ın rıza ve hoşnutluğunu kazanmak için bir yol olduğunu, buna karşılık yine meselâ İmam Hüseyin’in (ona selâm olsun) rızasını kazanmak için de bundan ayrı ve başka bir yol olduğunu, bu iki yolun birbirinden bağımsız olarak insanın mutluluğunu sağlayabileceğini düşünüyorsa, büyük bir sapkınlığa uğramış, dalâlete düşmüş demektir.
"Kalbimi açsalar da baksalar içine
Kudretten yazılı iki satır görünür
Tevhid ve adl yazılıdır bir kanadında .
Diğerinde Ehli-Beyt'in sevgisi"
Sahib İbn Ubbad
Bir toplum, "insanın yüreği temiz olmalı, amelin değeri yoktur" sözüyle kendini avutur ve düzensiz bir hayat sürdürürse saadete ermesi nasıl mümkün olabilir? Kötü söz ve amel sonucunda temiz bir kalbin ortaya çıkması mümkün müdür? Temiz bir kalpten, kötü söz ve kötü amelin ortaya çıkması mümkün müdür? Allah-u Teâla Kur'ân-ı Kerim de şöyle buyuruyor: "Paklar paklara ve kötüler kötülere aittirler." (Paklar paklardan, kötüler ise kötülerden sonuçlanır.)(Nur 26)
Bəlkə də, bəndə xəta edəndə Allah da bəziləri kimi nəsihətə başlayıb belə edəydin, elə edəydin desə, onu saatlarla danlasaydı, məscid də bu qədər aramlıq bəxş etməzdi.