Resim ve Yazıya Adanmış Bir Hayat
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 191. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 10:38
Sizlerle akademisyen Erol Sanburkan'ın Nazım Hikmet hayatını anlattığı biyografi eseri Benim Tek Suçum'u paylaşacağım. Türk edebiyatına malolmuş biri olan Nazım Hikmet ile ilgili tanıdıkları tarafından yazılan kitaplarla eserlerini ve yaşamını anlatan kitaplarla birbirinden farklı kategoride değerlendiriyor. Önsüzde bu detaya vurgu yapan yazar tanıdıkları tarafından derlenen, Nazım Hikmet'e özel cümleler başlıyor her bölüm. Çocukluğundan öldüğü güne kadar kendisini anlatma çabasında olan yazar sadece yazılarıyla değil konuştuklarıyla da hafızalarda yer ediniyor. Evvela ressam bir anneye sahip olması ona yazının dışında resim sanatınında kapıları açmış. Nasıl annesi güzellik vurgun ise oğlu da böyle bir tutkuyla yaşamını sürdürmüş. En sevdiği kadın olan annesinin dışında hayatına beş kadın dahil olsa da okurken beni düşündüren detay nü resmini çizmek için numara yaptığı genç kız oldu. Öyle ki bu cüretkarlık Nazım Hikmet'in tüm yaşamını farkında olmadan kaosa sürüklemiş. Resime ve yazıya duyduğu tutku onu bambaşka ortamlarda yaşamaya mahkum etmiş. Bu durum her sanatçı ya da edebiyatçı geçerli mi, elbette ki hayır. Lakin onun yaşadığı dönem siyasi çalkantıların olduğu bir dönem olduğu için her yazısı ve tavrı kritik bir hal almış. Hastalığından dolayı askere gitmeyip Anadolu'da öğretmenlik yaptığı zamandan hapishanelerde geçirdiği süreye kadar geçirdiği ruhi bunalım "Benim Tek Suçum" diye başlayan bir cümle kurmasına neden olmuş. Sanatçı ruhlu bir edebiyatçı için dört duvar arasındaki bir yaşam cehennemden farksız. Lakin bu cehennemi ona unutturacak kadınlar ise hep özlemini çektiği aşkı sunmasa da adanmışlığı (Piraye), cesareti (Münnever) ve ince ruhuyla (Vera) muhayyilesine renk katmışlar. Nazım Hikmet'in edebiyat dünyasında bir aşk adamı olarak aktarılması yazar
1000Kitap
Nazım Hikmet Konuşuyor: "Benim Tek Suçum"Erol Sanburkan · Cem Yayınevi · 20247 okunma