Gayet iyi bilirim ki, en münever ve zeki kadın bile, mesala bir " Balzac romanlarının kıymeti" bahsini ancak yirmi dakika dinleyebilir.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Kudüs, İslam'ın kutsal saydığı şehirlerin üçüncüsüdür. İslâm'da ilk kutsal şehir, Allah'ın Mescid-i Haram' la şereflendirdiği Mekke-iMükerreme'dir. İkinci kutsal şehir, Taybe olarak da anılan Medine-i Münevere'dir. Yüce Allah'ın, Mescid-i Nebevi ile şereflendirdiği bu şehirde Hz. Peygamber'in (s.a.v) kabri de yer almaktadır. Üçüncü kutsal şehir ise Kudüs, diğer adıyla Beytü'l-Makdis'tir. Yüce Allah, bu şehri, çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksa ile şereflendirmiştir. Buharı ve Müslim'in, Ebu Hüreyre ve Ebu Said el-Hudri'den rivayet ettikleri şu sahih hadis, bu hususa açıkça işaretetmektedir. Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: "(İbadet maksadıyla) sefer ancak üç mescide yapıltr. Bunlar Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve benim şu mescidimdir."
Sayfa 16
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Münever oldı cihân pertev-i cemâlinden Müşerref oldı zamân devlet-i visâlinden Çeviri: Güzelliğinden yayılan ışıkla cihan aydınlandı; zaman ona kavuşmanın mutluluğuyla müşerref oldu.
Sayfa 11 - PDF KİTAP
Münzevir Yürek
Dünyada ve ahirette olup biten her şeyi duyuyorum. Kulağımda cehennemden gelen sesler... Ne dediniz, deli miyim ben?
Edebiyat
biri memet biri mehmet BİRİ MEMET... 'Memleket' şiirinde 'oğlum, sana sesleniyorum - işitiyor musun? - Memet! Memet!' diye seslendiği, oğlu Memet Hikmet'tir. Nâzım Hikmet, uzun bir sürgünlüğe çıktığında, Memet henüz 2,5 aylıktır. Babasını ikinci kez Varşova'da gördüğünde ise 10 yaşındadır. Babasını son kez, bir tabutta görür. Çok cesur davranır. Bir olgun insan gibi durur saatlerce bekler. Yalnız son dakikada, tabutu kapatacakları zaman "Babanı öp"'derler. Öper, ancak ardından hıçkırmaya başlar. Memet, babasını son görüşünü şöyle anlatır: 'Uzatmışlardı. Öylece bir masanın üzerinde yatıyordu. Çok korktum önce, ilk defa bir ölü görüyordum. Ve ölü babamdı. Bir kadın, cesedine sarılmış bağırıyordu. Sonradan evlendiği karısıymış bu... Kadın dövünmeyi bıraktı bir ara... O zaman annem, usulca yaklaştı babamın ölüsüne... Ağlıyor muydu bilmem... O ara gördüğüm, annemin uzanıp babamın elini ellerine aldığı, bir süre öyle tuttuktan sonra, o artık soğumuş, o artık hiçbir şey hissetmeyen et parçasını öptüğüydü. Babam ölmüştü. Biz gelmiştik . Ve annem, babamin elini öpmüştü. Hepsi o kadar!..' Annesi Münevver Hanım'ın Moskova'ya gönderdiği mektuplara,'Babacığım bana bir bisiklet gönder' notunu ekleten Memet Hikmet, yıllardır Fransa'da yaşamaktadır. Sanatı tartışılsa da resme adanmış bir ömür sürmektedir. Son yıllarda Türkiye'ye de gelip gitmeye başlar. Babasıyla ilgili kesinlikle konuşmak istemez. Nâzım Hikmet adını, bırakın anmayı, duymaktan bile sakınır. Nâzım Hikmet, 100. doğum yılında tüm dünyada anılırken oğlu Memet Hikmet, Nâzım Hikmet Vakfı dahil tüm bu kutlamalara mesafeli durmayı tercih eder. Nâzım Hikmet'in oğlu Memet Hikmet'le Memet Fuat (Bengü) kimi okurlarca karıştırılır. Memet Fuat, Yönetmen Vedat Örfi Bengü'nün oğludur. Annesi Piraye Hanım, babasından ayrılıp
Hükümetler, insanlar değişse de sorunlar hep aynı..
"Birtakım mekteplerimiz var; birçok şeyler öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosunu doldurmak için çalışıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı âdet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münever hayatı kaplayacak... O zaman ne olacak? Kriz... "