9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
‘Ah seni boyun eğmez ruh. Hayatı bir arada tutan müphem sözcükler ve muğlak düşüncelerdir. Dikişleri sökülene dek her bir ifadede ısrarla kusur bulmanın manası nedir?’ . 2019’da Bin Yıllık Dua ile tanımışım Yiyun Li’yi. ‘Öykülerin her biri iz bırakan türden.’ yazmışım. Sonra Akıl Ermeyince çevrilmiş ve onu da sevmişim hatta ‘empati kurmaktan korktuğum ancak şiirsel diliyle de hayran kaldığım bir eser’ demişim. Kazkafanın Kitabı durur mu? Hemen edinip onu da içercesine okumuşum. Çünkü kayıpları okumak dokunuyor bana. Cümlelere o kayıpların kokusu sinerse daha bir sarılıyorum kitaplara. Mutluyken Başka Adlarımız Vardı tam da böyle bir eser. Yas tutma, ebeveyn olma, yaşamın devamı için ufak detaylara tutunabilme gibi konulara hüzünlü ama bir o kadar da ümitli bir yerden yaklaşıyor. Kendisi intihara teşebbüs etmiş, iki oğlunu intihardan kaybetmiş bir yazar Li. Bu acıların izlerini Çarşamba Çocuğu’nda görüyoruz örneğin. Mutluyken Başka Adlarımız Vardı’da da. Umuyorum ki yazmak iyi geliyordur Yiyun Li’ye, en az onu okumanın bana iyi geldiği kadar ~ . Nuray Önoğlu çevirisiyle~
Mutluyken Başka Adlarımız VardıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2026 14. kitabı
Kendimi aldatılmış hissettim. Bir kitap, kendi gerçekliğinden bu kadar kopartılıp nasıl böylesine süslü bir Hollywood aldatmacasına dönüştürülebilir? Üstelik kitaptaki Holly Golightly, filmdeki Audrey Hepburn imajının aksine, tam da bu aldatılma duygusunu hissettirecek bir karakter. Daha sonra Soğukkanlılıkla ile edebiyat tarihinde bambaşka bir yere oturacak olan Truman Capote’nin —ki 2005 yapımı biyografik filmi Capote muazzamdır— 1958 tarihli Tiffany’de Kahvaltı kitabı, belleklerimizde çoğu zaman Audrey Hepburn’ün siyah elbisesi, vitrinin önünde içilen kahve ve romantik bir şehir anlatısı olarak kalmış olsa da, metnin kendisine dönünce çok daha sert ve çok daha gerçekçi bir hikayeyle karşılaşıyoruz. Filmin aksine kitapta Capote bir aşk hikayesi anlatmıyor; New York’ta kendine yeni bir isim, yeni bir yüz ve yeni bir hayat yaratmaya çalışan Holly Golightly’nin etrafında, insanlığın en eski yara izlerinden birine elini gezdiriyor; insan geçmişinden gerçekten kaçabilir mi, yoksa kaçış dediğimiz şey yalnızca geçmiş suretimizin daha şık giyinmiş hali midir? Kitabın meşhur Holly Golightly karakteri hakkında onlarca yazı, hatta akademik makale bulmak mümkün; ama Holly’yi sadece “özgür ruhlu kadın” kalıbına indirgeyemeyiz. Zira o, asıl adı Lulamae Barnes olan, taşradan ve erken yaşta içine düştüğü hayattan kaçıp New York’ta kendini baştan yaratmaya çalışan bir kadın. Fakat bu yeni bir Holly yaratama girişimi, özgürleşmeden çok, kırılgan bir kabul edilme çabası gibi duruyor. Holly erkeklerle yemeklere çıkıyor, partilerde dolaşıyor, zengin adamların ilgisini, hediyelerini ve parasını kendi hayatını sürdürmenin bir yolu olarak kullanıyor. Fakat bunu yaparken tam anlamıyla güçlü de değil, tam anlamıyla kurban da değil. Capote’nin karakterini ilginç kılan şey de aslında bu;
Tiffany'de KahvaltıTruman Capote · Siren Yayınları · 20262,134 okunma
Reklam
Belirsizlik yorgunluğu
6/10
·88 syf.··
2026 36. kitabı
Geçmişi net olmayan bir kadın karskter.Yıllar sonra büyüdüğü Üsküdara dönüyor.Yıllarca yurt dışında resim konusunda eğitim almış.Bana kitap çok ağdalı bir dille yazılmış gibi geldi.Yoruldum.İçinde ufak ufak her şey var ama hiç bir şey yok gibi de.Müphem,ucu açık sorularla dolu bir metin Allahtan kısa .Sevmedim.
Sürgün RuhumZabel Yesayan · Aras Yayıncılık · 201681 okunma
Gönülden bir çağrı
Puan vermedi·742 syf.··
2026 21. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 23:30
Eserin asıl ismi “el-Mevâhibü’l-Ledünniyye” olup yazarı İmam Kastalanidir. Üstad eserin ilk sayfasında belirttiği gibi yazarın gönül lemalarına hürmet ve sadakat gösterip kendi gönül süzgecinden birkaç tefsir damlasıyla, tertip ve manayı bozmadan kaleme alınan eseri günümüz dilimizle aktarmıştır. Gönlün nimeti diye ilk damlayı akıtan eser hiçbir şey yok iken onun nuruyla başlayıp onun ismiyle affedilen,ilk peygamber olan Hz.Adem ile başlayıp onu yitirmiş olduğu cennetine kavuşturup gelecek ümmeti içinde hem rahmet hem şefaat vesilesi olan ve ayette geçen ilahi ihtar ile, “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım hitabına memur ve vazifadar olan ve bu kulluk intisabının aracısı olan Resul’ünün hayat bilgisi ve hayat dersi… Eser Efendimizin hayatını birçok yönden ele alıp akıl ve mantık çerçevesinde nübüvvetini ispatlayıp imani meselelerde kimi zaman iki artı iki dört eder derecesinde tam sonuç verdirmeyip bu işin bunu ispatlamamasının imtihan mahiyetininden uzaklaştırdığını kastedip bu müphem halin imanın imtihan noktasının belirttiğinden,bu işi aklın sınırında değil kalbin esrarında olduğunu ifade etmiştir. Efendimizin hayatı ile ilgili eserleri hayatımızın belli dönemlerinde sık sık okunması kanaatindeyim her okuduğumda sanki ilk okumuşum gibi bir lezzet ve ders alırım. “Seven sevdiği ile beraberdir” hadisi bu eserleri okuyunca sanırım ruha daha çok sirayet ediyor.Buna ithafen; Ruhları birbirine bağlayan sadırlar Ülfet duyduğun satırlardır, diyip eser akıcı ve anlaşılır bir dil olup herkese tavsiye ediyorum. Necip Fazıl Kısakürek Gönül Nimetleri
Duygu ve Düşünce
Gönül NimetleriNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 1998185 okunma
!Spoiler içerebilir!
7/10
·80 syf.··
2026 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:42
Yüce Tanrı Pan !Spoiler Olabilecek Bir İnceleme! İthaki'nin karanlık kitaplık dizisini seviyorum. Genel olarak okurken beni hem yormuyor hem de kısa sürede bitiyor ve kitap bitirdiğim için de beni mutlu ediyor. Bu kitap için de tabii bazı olumlu ve olumsuz düşüncelerim var. Bunlar da şöyle: Olumlu Yanlar 1) Çeviri kalitesi ve yazım hatasının olmaması. Bunlar okuma zevkini yukarıya taşıyan esas unsurlardandır benim için. Her ne kadar çeviri iyi olsa da bazı okurlar için buraya bir not düşmek istiyorum: kelime tercihinde bir nebze eski kelimelere yer verilmiş.(müreffeh,müphem,ebleh vb) Daha önce Gurur ve Önyargı kitabının incelemesinde bahsettiğim gibi bu kelimelerin, sözcük darağacımızı geliştirdiğini düşüyorum. Ve bu kitapta laf kalabalığı olmadığından ötürü eski sözcükler bizi yormuyor aksine öğrenme zevki veriyor. Bu nedenden ötürü olumlu bulduğum yanlardan bir tanesi olarak bahsedebilirim. 2) Dilinin akıcı olması. Zaten 77 sayfalık bir öykü ve 8 bölümden oluşuyor. Hızlıca okunuyor. Kafanız doluyken de okuyabilirsiniz çünkü ekstra uzun betimlemelere ya da karakter tahlillerine girmiyor. Sadece olayları anlatıyor bu açıdan da günlük hayatta, iş temposunun kısa molalarında tercih edilebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. 3) Sonunda beklemediğiniz bir olay oluyor ve kitap boyunca aklınızda olan fikrin aslında yanlış olduğunu görüyorsunuz. Beklediğiniz bir son oluyor ama o sonda hiç tahmin edemeyeceğiniz bir ayrıntı da ortaya çıkıyor. Bu açıdan benim hoşuma gitti. Olumsuz Yanlar 1) Evet güzel bir hikayesi ve sonu olmasına rağmen kitap için Stephen King'in şu düşüncesine katılamıyorum. "Yazılmış en iyi korku öykülerinden biri. Belki de en iyisi." Çünkü okurken sadece bir kısımda tüylerim diken diken oldu. Onun dışında merak ettirse bile kitabi elinizden bıraktırmaz
1000Kitap
Yüce Tanrı PanArthur Machen · İthaki Yayınları · 20181,648 okunma
Vicdanın sesi: MÜPHEM UĞULTU
9/10
·106 syf.··
2026 16. kitabı
Hiç yaşadığınız bir olayı bir kitapta okuduğunuz oldu mu? Okurken “Bu benim hikâyem…” dediğiniz anlar… İşte Müphem Uğultu tam olarak böyle bir etki bırakıyor. Muzaffer Uzunoğlu bu eserinde dokuz öyküden oluşan, 104 sayfalık kısa ama yoğun bir dünya kurmuş. Öykülerin her biri hayatın içinden; öyle ki satırlar arasında ya kendinizi ya da çevrenizden birini mutlaka buluyorsunuz. Bu da kitabı sıradan bir öykü kitabı olmaktan çıkarıp adeta bir “yaşanmışlıklar toplamı” hâline getiriyor. Yazarın en güçlü yönlerinden biri dili kullanımı. Her öyküde anlatım, karakterin ruh hâline ve bulunduğu çevreye göre şekilleniyor. Bu da anlatıyı daha gerçek, daha dokunaklı kılıyor. Üslubun bu kadar yerinde kullanılması, hikâyelerin etkisini artırarak okurun “bam teline” dokunmayı başarıyor. Kitapta dikkat çeken en önemli noktalardan biri ise kötülüğün ele alınış biçimi. Yazar, kötülüğü sadece “kötü insanlar” üzerinden anlatmıyor; aksine onun nasıl sıradanlaştığını, nasıl sistematik bir hâl aldığını ve fark edilmeden hayatlara sızdığını gözler önüne seriyor. İnsanların bir anda değişmediğini, bu dönüşümün bir süreç olduğunu ve fark edilmediğinde herkesin bu düzenin bir parçası hâline gelebileceğini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Öyküler sadece bireysel hikâyeler sunmuyor; aynı zamanda toplumsal bir arka plan taşıyor. Her biri toplumun farklı kesimlerine, farklı sorunlarına ve insan ilişkilerine dokunuyor. Bu yönüyle kitap, bir gözlem kitabı olarak da değerlendirilebilir. Bazı öyküler özellikle öne çıkıyor. “Helalleşmeme” öyküsü, adalet ve hesaplaşma duygusunu çarpıcı bir şekilde işlerken; kitaba adını veren “Müphem Uğultu”, yazarın insanlığa dair derdini açıkça ortaya koyuyor. Bu öyküde yazarın, daha iyi bir insan ve daha iyi bir toplum arayışı içinde olduğunu hissediyorsunuz. “Maça
Müphem UğultuMuzaffer Uzunoğlu · Metinlerarası Kitap · 20253 okunma
Reklam
Reklam