Seni sevmek ne eşsiz bir duygu.
Sanki gökkuşağında kayar gibi.
Seni sevmek ne korkulu düş
Büyü uyanınca bozulacakmiş gibi
Seni sevmek ne asilce duruş
Bütün ülkeyi yönetir gibi
Seni sevmek ne Ankara
Denizi olmayan bir şehir gibi
Seni sevmek ne gündüz ışıkları
Karanlıkta kalan insanın ışığı bulmasi gibi
Seni sevmek ne sevgili
Seni sevmek beni sevmek
Seni sevmek bir inci sevgilim.
Sadece bana ait
*Mari
Cade, gökyüzüne bakarak, "Sihirli saatler." dedi. Güneş yeni barmışu. Ufakta turuncu bir ışık parlıyordu. Henüz gece olmamıştı ama gündüz de değildi. Zaman gece ve gündüz arası bir yerdeydi. Sanırım Cade ve ben de öyleydik. Iki yer arasında kalmıştik.
"Kısa bir süre önce doğumda bile olsa annelerinden ayrılan çocukların büyüyünce annelerini hatırladıklarını okumuştum. Bu hiçbir zaman zedelenmeyen bir bağ."
Gerçek şairin sorusu hep aynıdır. Uzun bir süre mutlu olursa bayağı olur. Uzun bir süre mutsuz olursa da şiirini diri tutacak gücü kendinde bulamaz.... Mutulukla gerçek şiir çok kısa bir süre birlikte olur. Bir süre sonra ya mutluluk şiiri ve şairi bayağılaştırır ya da gerçek şiir mutluluğu bozar.