Ebedilik! İşte en nefis soluk; aşk dediğimiz şey, insanlar arasında aşk diye anılan şey, gerçekte ebediliğe susayıştan başka nedir?Aşk ve ebediliğe susayış özdeş. "Sonu olan bir şey baştan itibaren yok demektir." der Ionesco. Ebedi olmayan gerçekte yok demektir. Ve başkasını seven onda kendini ebedileştirmek ister. Ve Allah aşkında bu doruk noktasına ulaşır.
Descartes, "Her şeyi, hatta bedenimi bile yok farzedebilirim, ama şuurumu asla." der. Çünkü şuurumu yine ancak şuurumla yok farzedebileceğim, sonunda yine şuuruma müracat etmek zorunda kalacağım için, böyle bir farz, içinde bir çelişki barındıracak, dolayısıyla imkansız olacaktır.
Öfkelerimi de saklıyorum. Kudüs sokaklarından kalma öfkelerim var. Bir kadının tülbentine dizi dizi işleyip de, kimsenin yüzüne söyleyemediği öfkeleri gibi.
Bilmeceyi çözene elma hediye ediyoruz. Okunmuş elma, üstelik fena halde kırmızı. Fena halde Leman. Şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır. Sayın İlhan, müsaadenizle efendim:
"Eğer sisler bulvarı olmasa/eğer bu şehirde bu bulvar olmasa/sabah ezanında yağmur yağmasa/şüphesiz bir delilik yapardım."