Müsamerede okuduğu şiirin devamını unutmuş çocuk gibi şaşkın, gözler, gözleri bir kadının gözlerine kaymış ve tam gözlerini kaçırmaya niyetlenmişken çekememiş, öylece o kadının gözlerinde şarap içmiş, sevişmiş, domuz gütmüş, bir kadının gözlerinden girilebilecek ne kadar günah varsa oralara girmiş bir şeyh kadar kaygılı, içinden ölü bebek çıkan, rahmi kanayan, kalbi rahminden daha fazla kanayan, gözleri kalbinden daha da kanayan, her yanı kanayan bir esmer kadın kadar acıyla susuyorum.
Okuldan sonra kaldım Ankara'da. Arkadaşlarım şaşırdılar, hatta alay yollu kınadılar bile belki biraz. Dünyada İstanbul diye bir yer varken, kucağında deniz oturtan, rüzgar oturtan onca şehir varken, peksimet gibi kupkuru Ankara'da kalmamı pek anlamadılar. Ben de anlamadım. Ekmek kavgası diyorlar buna, dediler; ikna olmama şansım yoktu.