İki bin yılının önemi buradan ileri geliyor: Ya İslâmiyet HAKİMİYET noktasında ortaya çıkacak veya insanlığını kaybeden insanlar, bütün güçleriyle kıyameti arzu edecek. Çünkü kıyamete yakın zamanda en kötü insan bile, kyametin kopmasını isteyecek, kötülerin yüzünden dünya yașanmaz hale gelecek. İslamiyetten ayrılan insanlar, iyilik namına çok az şey yaparken kötülük namına buyük işler başarmakta. Bunun için insanlar, insaniyetini kaybetmiş, bunun için insanlar perişan.
Sen ki,
Zebanilerin
Derdest ettiği,
Çarmığa gerilmiş
Aşık mısın ki?
Sen ki,
Çölde serap
Gecede mehtap mısın?
Sen ki,
Duyulmazlarımı duyabilir misin?
Sen ki;
Görebilir misin beni?
Kalbinin âmâ gözleriyle,
Sen ki;
Sonsuz dolu bir kadeh misin?
Sahteliklerle dolu.
Sen ki ;
Celladı mısın yıldızların?
Tek tek söküyorsun gökyüzünden.
Sen ki ;
Şeytan tövbesi mısın?
Tutulamayan.
Sen ki;
Lâl dilsin,
Güneş terkedince,
Geceye kalınca sevda.
Yıldızlar dökülür tek tek,
Göz pınarlarımdan.
Ve aşk en çok geceye yakışıyor,
Gece yıkıyor günahları.
Seviyorum geceyi en siyahından
Ve aşk düşüyor, sevda uçurumlarından.
Ben seviyorum, seviyorum
Alacakaranlığı da
Tan yeri karanlığını da.
İsine bulamıyorum
Gecenin.
Aşk tutsağı gönlüm,
Sevda kafesinde şafak sayarken,
Günlerime baharlar geliyor hissediyorum.
Ve ben seni en çok geceleri seviyorum
Ah gitmeyin kalbimden kuşlar,
Bırakmayın beni bende
Kaldım mı sanki ben bende?
Canımdan can gidiyor,
Kalbimden sana kanat çırptıkça kuşlar...
Sizi kovsan da gitmeyi geri,
Bildikçe, bilmediklerimin ihtişâmıyla karşılarım ben sizi
Kendi kalbindeki yankı onun sesi,
Kuşların kanadı kırık dönmediler şimdi,
Emanet edemem tutsaklığa sizi,
Özgürlüğüm,
Özlemim,
Ölümüm,
Bekliyorum seni