Murat

Murat
Yazıların ‘tamamı’ şahsıma aittir.
İnsan uykuya dalarken bir an irkilir. Kaslar sebepsizce sıçrar, kalp hızlanır. Beyin, sessizliğe ve yavaşlayan nefese aldanır; “ölüyor muyum?” diye panikler. Son bir kontrol için bedene ani bir elektrik yollar. Uyanırsın. Yaşıyorsundur. Ayrılık da böyle bir şeydir. Her şey bitti sanırsın, alıştım dersin, sesler azalır, kalbin sakinleşir. Tam unuttuğunu düşündüğün anda, beynin kalbe bir sinyal gönderir. Eski bir anı, tanıdık bir koku, hiç beklemediğin bir isim. Birden içinden bir şey sıçrar. Aslında tehlike yoktur. Giden geri gelmeyecektir. Ama kalp bunu bilmez. Sessizliği ölüm sanır. Yokluğa alışmayı kayıp zanneder. Ve seni, hâlâ sevdiğini kanıtlamak ister gibi sarsar. Miyokloni gibi… Uykuyla uyanıklık arasında, Aşk ile vazgeçiş arasında. Tam iyileştim derken gelen o ani sızı… Kalbin, hayatta olduğunu kendine hatırlatma çabasıdır. ✍️ Murat
1000Kitap
Reklam
Her okur biraz yaralıdır; kitaplar bu yüzden iyileştirmez, ama eşlik eder. ✍️ Murat
1000Kitap
Ruhun yıkılışı diye bir şey var. Elle tutulmaz, gözle görülmez ruh ama çöker olduğu yere devasa bir gökdelen gibi. Önce içinden bir kolon çatlar; kimse duymaz sesi. Sonra duvarlar sessizce yorulur, umutlar yük taşımaktan eğilir. İnsan hâlâ ayaktadır ama içi çoktan enkazdır. Enkazın üstünde günlük hayat dolaşır: kahkahalar yarım, cümleler eksik, bakışlar kaçak. “İyiyim” kelimesi, çöken betonun üstüne serilmiş ince bir örtüdür sadece. Altında toz var, ağırlık var, nefes darlığı var. Ruh yıkılırken gözyaşı bile düşmez bazen. Çünkü ağlamak bile lüks olur o anda. Sadece susarsın. Sessizlik, sirenlerden daha gürültülü çalar kulaklarında. Ve en acısı şudur: Dışarıdan kimse fark etmez. Çünkü ruhun yıkılışı, kalabalıkların ortasında gerçekleşir. İnsanlar yanından geçer, selam verir, omzuna dokunur ama kimse “burada bir enkaz var” demez. Kimse içindeki molozu görmez. Sonra bir gün… Küçücük bir söz, önemsiz bir an, ayakta zor duran son kirişi de kırar. İnsan o an anlar: Bazı yıkımlar yeniden inşa edilmez, sadece onlarla yaşamayı öğrenirsin. ✍️ Murat
1000Kitap
Yerle yeksan olur insan, yâr ile vahdet bulmayınca. ✍️ Murat
1000Kitap
Ben yankı değilim merdiven boşluklarında Duvarlara sinmiş telaş hiç değilim Yüzleri seslerinden ayırt ederim Bir harf bir dilin kaderini değiştirir Bir susuş bir ömrü Ben hâlâ kırılan saatlere değil Zamanın inadına inanırım Bu derin şaşkınlık kimin mirası Bu mesafe, bu atlas Sensin terazime kıstas Hangi vicdan tartar bizi, Kimse değil, sensin ruhumun dengi. Ben pusula değilim, şaşırmam kuzeyden Korkmam yolun kendi içine dönmesinden Avuçlarımda akşamın bakırı Ev dediğin biraz sızı, biraz sensizliğin ıssızı Kış bende bir anıdır, üşüyen Yaz, içimde konuşan bir yangın Bahar bekler durur adımı Güz, göğsümde konaklayan oba Kışıma sensin harlı soba Söyle bana, kim taşır bu kadar ışığı Kim incitmeden parlar Hangi kalp bu kadar geniş Hangi yol seni yorulmadan çağırır Ben dururum, dünya geçer içimden Bir şey eksilir, adı sensin Bozulsa sükutum sen çıkar sesimden ✍️ Murat Çağlar
Şiir
Reklam