Murat

Murat
Yazıların ‘tamamı’ şahsıma aittir.
Oluyor ya bazen, duruyorum öylece. İzliyorum dünyayı; secdeye kapanan başları, dualarla titreyen dudakları ve bir de yüzleri gülerken içi yananları, o sessizce hidayet ve vuslat arayanları... Derin bir iç çekiyorum sonra: neden olmuyor diyorum, neden üst üste iki gün kesintisiz bir huzur bulmuyor kalbimiz bu fani diyarda. Neden hep beklemek soluyorum ciğerlerime? Dua etmeyi bekle, duana icabeti bekle, ilahi aşkın kalbine düşmesini bekle, o hakiki huzuru bekle... Kim buldu bu gurbeti, bu dünya sürgününü? Kim buldu da aklına soktu bu aciz kulların Hak'tan gayrısına meylini? Oysa asıl vuslat O'na değil miydi? Kendimizi fani sevdaların serabında tüketirken, asıl aşka uyanmayı bekliyoruz şimdi. Ömür kısa, vakit dar.. el intizar, eşeddü minen-nâr.. ✍️ Murat
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sensin diyarıma kuş bakışı Sensin muhteşem ay Sensin serüveni yeni başlayan tay Bir omuz başından öbür omuz başınadır ömrümün köprüsü Sirate varamadan orada kaydı ayağım Avuçlarındır düştüğüm yer Cennet midir cehennem mi bilmem Bir yanı serin İran rüzgarı bir yanı sahranın sıcağı Ne derin özlem anamın kucağı Bir anam etmez ama sende yaşadım o sıcağı Bir hasretinin bir de sevdanın yok ucu bucağı.. ✍️ Murat
1000Kitap
Anlatsan anlamaz insan Biliyorsun Çok konuştun bi zaman Söylesen israf sanki cümleler Boşa yordun çene kaslarını Kitaplara sarıldın sonra Söylediklerin değil de Okudukların iyi geldi sana Şiir ilaç gibi geliyor insana Anladın Anladın bunu geç de olsa ✍️ Murat
1000Kitap
Zihnimin Çekmeceleri
Yol ayrımına geldik artık geçmişimle. Bu zamana kadar zihnimde sanki ev sahibiymişçesine oturan kiracımdı benim. Örme kazak gibi hep bir yerlerinden açılıyordu ipliği; her şey kusursuzca dururken düzeni bozan o ipliğin orada duruşu hep kemiriyordu beni. Bütün güzellikleri kaçırmamıza sebep, hep küçücük çirkinlikler. Bu da bizim vefasızlıklarımızdan biri Allah’a. Neden hep çamura dönük insanın yüzü? Neden çiçekler dururken tozuna takılıyor gözümüz? Bilmiyorum, bilemeyeceğim. Bilseydim kendime çözüm bulurdum önce ama sadece terk etmek geliyor aklıma; geçmişi terk etmek... İnsana ne kolay terk edebilmek! Terk edebiliyoruz her şeyi ya da terk ettiğimizi sanıyoruz benim sandığım gibi. Sanmak ne tesirli bir zehir! Bunları yazarken dahi geçmişim geliyor aklıma; terk etmiştim halbuki. Sanırım kendimi kandırmak da benim lanetim. Annem öldüğünde de böyle olmuştu; "Kopmayacağım hayattan." demiştim kendime, ağlarken karanlık bir odanın köşesinde. Kopmuştum oysa. Belki de kabullenememek lanetimdir benim; kabullensem çözülürdü belki kördüğümüm. İlmeği kaçırdığım kazağa devam etmek yerine sökseydim ve yeniden örseydim bozulduğu yerden daha doğru ilerlerdim belki; belki yamuk yumuk olmazdı zihnim, olmazdı duygularım böyle şekilsiz. Belki bir şeye benzerdi sevmelerim; belki severdim kendimi, severdim belki insanları, yaşamayı belki. Belki de benim lanetimdir "belki". Kabulleniş, bir cesetle aynı odada uyumaya benzer; kokusuna alışmak, onun artık nefes almadığını bildiğin halde üstünü örtmektir. Ben o cesedi her gece canlanacakmış gibi besledim, geçmişin soğuk ellerini kendi sıcaklığımla ısıtmaya çalıştım. Oysa zaman, durdurulması imkansız bir değirmenmiş; öğüttüğü her şeyin unufak olup savrulmasını beklerken, ben o tozun içinde boğulmayı bir tercih sanmışım. İnsan, kendi zindanının
1000Kitap
Hep daha güzel yarınların hayaliyle avundun. Oysa o hayalleri kurduğun günlerde; sokak aralarında dostlarla yürüdüğün, parklarda, bahçelerde, kahve kokulu masalarda kahkahalarına karışan o ânın büyüsü, meğer ömrünün en güzel baharıymış. Şimdi o yollarda yapayalnız yürüyorsun. Adımların hatıraların ağırlığıyla aksıyor, zihninde geçip giden zamanın yankısı... Bir zamanlar şakalaştığınız, saatlerce sohbetin demini aldığınız o köşelere bakıyorsun şimdi; meğer o anlar, arayıp da bulamadığın o ‘daha güzel günler’miş. Sen, gelecekteki bir serabın hayaliyle avunurken, o hatıraların tam ortasındayken, avuçlarının içinden kayıp giden en güzel günlerin farkına bile varamamışsın. Şimdi ise her şey eski güzel günlere dönüştü. Zaman usulca başka bir diyara yolculuğunu hazırlarken, sen de artık o eski insansın hatıralarında dünyanın. ✍️ Murat
Edebiyat