Acıyı özendirmek amaçlı bir mağduriyet üzerinden kimlik kurma içindeyiz. İnsanlar acılarını öyle bir romantize ediyor ki, o acıları yaşamayı arzulayan insanlarla dolup taşıyor ortalık. Ve bu ahlaki sorumluluktan kopmaya sebep oluyor. Bahsetmek istediğim aşkın hüznü, hasretin acısı değil, bir zulümden mağduriyet çıkarma durumu bu. Yani bir katil özendiği acıların ardına sığınarak yaptığı eylemi edebi boyuta taşıyarak mağdura bürünüyor. Yalnızdım, kimsesizdim, beni kimse sevmedi gibi ajitasyonlar yaparak ve buna kendileri de inanarak insanları katlediyorlar. Kendilerini bir filmin kahraman başrolü gibi görmeye başladılar. İşin en acılı yanı da bu, yoktan yere kendilerine bir acı yüklüyor ve bundan mutluluk duyuyorlar.
✍️ Murat
• Gönlüne değmeyen her kalabalık, seni kendi tenhalığında boğar; aradığın o "tek" bakış olmadıkça, gördüğün her yüz bir yabancılaşma sebebidir.
• Sözünü tartmayanlara anlattığın her dert, sırtına binen yeni bir yüktür; dermanı yanlış kapıda aradıkça, yol seni bitirir ama sen yolu bitiremezsin.
• İçindeki sızıyı dindirmeyen her teselli, aslında yarana sürülen bir tuzdur; seni eksikliğinle kabul eden bir ruh bulmadıkça, tam sandığın her bağ seni biraz daha yarım bırakır.
• Kadir kıymet bilmeyen ellere bıraktığın her umut, gün gelir usanç olarak geri döner; kalbine ayna olmayana baktığın her an, kendi aksini biraz daha kaybedersin.
• Derdi paylaşacak bir "can" olmayınca, aldığın her nefes göğsünde düğümlenir; seni sükutundan tanıyanı bulmadıkça, kurduğun her cümle bir gürültüden ibarettir.
✍️ Murat
Hüznü çok yakıştırırım kalbe. İnsana olgunluk katıyor ve bi boş vermişlik. Kibir yok oluyor bir anda, tevekkülü artıyor insanın. Durgun ve dingin bir hal alıyor sonra. Kafanın içinde daha ciddi muhasebeler yapıyorsun. Daha özenli bakıyorsun gökyüzüne. Normalleşmiyor yıldızlar. Anlam yükleniyor her şeye. Herbir canlıya merhametle bakıyorsun. Hüzün insanlaştırıyor insanı. Kendi omzundan öpmeyi öğreniyor insan, kendi sırtını sıvazlamayı.
✍️ Murat